Aşık olduğum şehir..

Aşık olduğum şehir..
Kitaplarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitaplarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2016 Cumartesi



Pınara bundan güzel hediye olamazdı ya. Artık ben boyamaktan sıkılmam da buralarda görmekten sıkılırmısınız bilemem. Yeni yılın ilk postu bu yıl dolu dolu olsun istiyorum. İnşallah.

9 Mart 2015 Pazartesi

BEKLE !!









Zaman geçsin diye bekle, zamanı gelsin diye bekle.
Anlatmak için bekle, anlaşılmak için bekle.
Bulmak için bekle, bulunmak için bekle, buluşmak için bekle.
Başlasın diye bekle, bitsin diye bekle.
Sabahı bekle, geceyi bekle, baharı bekle, yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle.
Daha iyisi için bekle, daha yenisini bekle.
Sabırdan bekle, çaresizlikten bekle, panikle bekle, vazgeçerken bekle.
Plan yap bekle, hayal kur bekle.
Değişsin diye bekle, dönüşsün diye bekle.
Bir bekle, iki bekle.
Hayat geçsin önünden geçip gitsin, sen bekle.


 Kahve tadında hikayeler/ Akif Bayrak ..

2 Ocak 2014 Perşembe

DEBBİE MACOMBER- BİR DİLEKLE BAŞLADI HERŞEY



        Merhabalar ;


       Artık bu kitapları bilmeyen okumayan kalmadı sanırım :) serinin son kitabı da yoldaymış yani son buluyor mucizeler dükkanı maceramız . Ben hepsini büyük bir keyifle okudum.Bakalım final nasıl olacak.


        Bu kitabı aldığımda ya sanki ben bunu okumuştum. Yok ya okumadım almadım yok eminim. İçinden bir iki satır bakıyorum. Kitapçıdan çıktım aklımda soru işaretleri ilk defa böyle oldum. Sorunu sonradan anladım. Serinin bu son iki  kitabının sırasını kaçırmışım. Bir sonrakini okuduğum için bundaki kararterler tanıdık geldi bana. Okumayan arkadaşlarım için sırayı yazayım dedim. Çok karışmıyor ama bence tadı öyle çıkıyor yani sırayla :)


1-Küçük mücizeler dükkanı
2-Bir yumak mutluluk
3-Bahçemde yeşeren umutlar
4-Mucizeler dükkanına dönüş
5-Bir dilekle başladı herşey,
6-Yeni başlangıçlar mevsimi

İşte bu sırayla :)


       

Arka kapak

Dilekler, içtenlikle istenince gerçekleşen hayallerdir... Hayata yeniden tutunmak için önünde yirmi dilek duruyordu... Kâğıda döktüğü yirmi hayal... Acı çekmektense geleceğe umutla bakmasını sağlayacak yirmi ihtimal...

Artık bir sonraki güne güzel duygularla başlamak için hazırdı, çünkü gerçekleştirmesi gereken hayalleri vardı. Çünkü hayat her şeye rağmen yaşamaya değerdi... Hayatınızda çok isteyip de gerçekleştiremediğiniz şeyler mi var? O halde hemen kâğıdınızı kaleminizi alın ve dilek listenizi hazırlamaya başlayın...



           Ben başladım dileklerimi yazmaya henüz 14'ü geçemesemde devam ediyorum.:) Bakalım bu yıl neler olacak..

23 Aralık 2013 Pazartesi

KRISTIN HANNAH - ATEŞBÖCEĞİNİN ŞARKISI




   Merhabalar ....

        Bu kitabı diğer kitabın devamı olduğu için  ilk önce ATEŞBÖCEĞİ YOLU 'nu okumanızı tavsiye ederim. Yoksa gerçekten anlaşılamayabilir.



         İlk başlarda sıkıldım. Aynı olayı farklı açılardan farklı kişilerde nasıl etki bıraktığını anlatmak istemiş ama işin özü beni bu anlatım pek sarmadı. Ama  sonlarına doğru gözyaşlarımı tutamadım . Gülümseme ile karışık dolu dolu gözlerle bitirdim. Ve sonuna kadar git Pınar prensibimden yana pişman olmadım. Sıkılsamda bitirmek için zorlarım.

     

Ateşböceğinin unutulmaz hikâyesi devam ediyor...

Uzun zaman önce, hayatımın en kötü gecesinde Ateşböceği Yolu denen kapkaranlık bir sokakta yapayalnız yürürken ruhuma dokunan biriyle karşılaştım.

O gün bizim başlangıcımızdı. Aradan otuz yıl geçti... Tully ve Kate. Sen ve ben dünyaya karşı. Seninle sonsuza dek dost kalacağız.

Ama her hikâyenin bir sonu vardır, değil mi? Bir şekilde yola devam etmen gerekir.

Geçmişi yaralarla dolu Tully...
Fedakârlığıyla etrafına ışık saçan Kate...
Onların dostluğunu ölüm bile bozamaz.


Kendime bir kural koydum kitaplar konusunda :)  Haftada bir kitap bitirmek istiyorum inşallah. Sizde benim gibi plan yapıp kural koyar mısınız ?

       Bu arada söylemem gerek !!! üzülerek :( önceki postumun yorumlarını yanlışlıkla sildiğimi nasıl geri getirebilirim bulamadığımı çok özürlerimi iletirim. Çok dikkat ederdim ama oldu :(.

     Keyifli okumalar..

26 Ekim 2013 Cumartesi

KAHRAMAN TAZEOĞLU - BUKRE






                  Epeydir kitap alamıyor , daha doğrusu heves etmiyordum :( . Tutkumu geri kazanayım diye koşa koşa gittim şu her yerde sözlerini okuduğumuz listelerde 3. 2 . sıralara gelmiş olan BUKRE yi aldım.

      Sorun bana sevdin mi ? Sevmedim , diyaloglarda ki aşk öğütlerinde boğuldum. Sıkıldım, neyse ki 300 sayfa bir şeydi bitti :)


Arka kapak yazısı ;




           Reklamın iyisi kötüsü olmaz desin Kahraman Bey bu yorumumla idare etsin. Çok aşka boğmuşsun bizi :)



23 Mayıs 2013 Perşembe

SUÇ VE SUÇ 2 - FERDİNAND VON SCHİRACH






         Arada caaaanıım aşk romanlarına ara vermek lazım dedim. Kardeşim okumuş beğenmiş fırsatın varsa oku demişti :) Gerçekten ilginç hiç ummadığınız sonuçlarla karşılaşıyorsunuz. Merak uyandırıcı ve şaşırtıcı ... Birbiri ardına iki kitabı da keyifle okudum. Mutlaka okuyun derim :)


Ferdinand von Schirach 1964 Münih doğumlu, 1994 yılından beri Berlinde avukatlık yapıyor. Müvekkilleri arasında Politbüro üyesi ve Almanya Federal Haber Alma Servisi ajanı da var, büyük işadamları, ünlüler, sıradan insanlar, Türk göçmenler ve yeraltı dünyasının mensupları da...





 SUÇ 

Tanınmış, iyi kalpli bir doktor kırk yıllık karısını baltayla öldürüyor, cesedi parçalayıp polisi arıyor. İtirafı da cezası kadar sıradışı.
Bir adam banka soyuyor. Kulağa ne kadar garip gelse de, "haklı" sebepleri var.
Genç bir kadın kardeşini öldürüyor. Sevgisinden...
İnanılmaz ama gerçek hikayeler...
Ferdinand von Schirach bir savunma avukatı. Akıl almaz olan onun için sıradan bir durum. Schirach, yasalarla yolu kesişen suçsuzları savunduğu gibi, ağır suçluları da savunuyor.
Ve işte burada, o insanların hikayelerini anlatıyor.





SUÇ 2

Bir köpek bir anahtar yutuyor ve ardından kanlı bir mafya hesaplaşması geliyor... 
Bir lise öğrencisi İlluminati adına neredeyse ölümüne işkence görüyor... 
Bir kasaba bandosunda çalan dokuz mazbut adam bir genç kızın hayatını karartıyor ama hiçbir ceza almıyor...
Bir adamın çantasından 18 cinayetin fotoğrafı çıkıyor, karakolu elini kolunu sallayarak terk ediyor...


Ferdinand von Schirach, ceza davalarını etkileyici hikâyelere dönüştürüyor; kendine özgü sade diliyle çarpıcı bir yoğunluğa ulaşıyor. Yavaş ama kendinden emin, "iyi" ile "kötü"yü, "suç" ile "suçsuzluğu" ve her birimizin ahlaki sorumluluğunu sorguluyor. 


( açıklamalar d&r.com.tr den alıntıdır)

16 Mart 2013 Cumartesi

AŞK' ı özlediyseniz ..



           Evet Aşk'ı özlediyseniz ve bu aralar müthiş derecede mucizlere inanmak istiyorum diyorsanız. Mutlaka okumalısınız.







Arka kapak ;

Shirley, Goodness ve Mercy, meleklerin işlerinin asla bitmeyeceğini bilirler; hele yılın en güzel dönemi olan Noel’de. Yardımcı melekleri Will’i de kanatlarının altına alırlar ve New York’ta Times Meydanı’ndaki eğlenceleri izlemek için yola koyulurlar. Will, gece yarısı kalabalığın arasında tek başlarına duran iki yabancıyı fark ettiğinde, bunun yardım eli uzatmak için en uygun zaman olduğuna karar verir.

Lucie Ferrara ve Aren Fairchild, yılbaşı gecesi Times Meydanı’nda kazara olmuş gibi görünen çarpışmalarının ardından tanışırlar. Birbirlerinden hemen hoşlanırlar ve pek çok ortak yönlerinin olduğunu fark ederler. Ama kaderin cilvesi onları bir araya gelmeleri kadar hızlı bir şekilde ayırır. Lucie ve Aren’in birbirleriyle iletişime geçmeleri mümkün görünmemektedir artık.
Tabii eğer bir mucize gerçekleşmezse…


Ben mi ben ders çalışmaya çalışıyorum. Ara ara dinlenmek içinse kitap okuyorum.

Herkese keyifli hafta sonları diliyorum. İstanbul bol yağmurlu bol rüzgarlı karanlık.. Artık yaz gelsin istiyorum :(

21 Kasım 2012 Çarşamba

Gül limanı oteli - Debbie Macomber filmi ..



                    Gül limanı otelini bir çırpıda diğer kitapları gibi keyifle okudum bitirdim. Ama sanırım yazarın kalemine alıştım. Sonlar yada gelişen olaylar çok süprizli gibi gelmedi. Şöyle ki herşeyin iyi biteceğine emin olduğumu düşündüm ve  çok şaşırtıcı olmadı sanırım :) 

          Kitabın arka kapağında yazarla ilgili web sitesi , blogu kitapları ile ilgili bilgiler detaylar mevcut :)  Orda 2009 yapımı ödüllü bir filmi olduğu yazıyordu. Bende açıp dün akşam izledim :)

Call Me Mrs. Miracle Call Me Mrs. Miracle  kitabından uyarlama bir filmmiş :)







Konu: Dul bir adam 6 yaşındaki ikiz çocuklarına bakması için sevimli bir kadınla anlaşır... Kadın sadece çocuklara bakmakla kalmaz, evi de kısa sürede adeta cennete çevirir. Üstelik onca işi arasında çocuklara hayat dersleri de vermektedir. Adeta bir melek görünümü çizen kadının sihirli bir yönü vardır.

5 emmy ödülü "everybody loves raymond" dizisinden de tanıdığımız başarılı oyuncu Doris roberts'in başrolde yer aldığı filmin yönetmenlik koltuğunda Michael scott oturuyor.


Ben beğendim Türkçe dublaj bir kaç sitede bulabildim bizde sanırım çok tutulmamış :) Biraz fantastik biraz ders verici :) 


Okumadığımız ve görmediğimiz bir sürü kitabı var. Araştırıp bulmaya okumaya çalışacağım :)


Herkese keyifli okumalar :)

6 Kasım 2012 Salı

BUKET UZUNER - SU



              Evet Buket Uzuner'le SU kitabı vasıtasıyla tanışmış bulunmaktayım :) Bu kitabın bir dörtlemenin ilk kitabı olmasına da ayrıca sevindim. Devamı olan kitapları pek severim.. Yalnız burdan kendisine kocamann sitemlerimi iletiyorum. Kitabın son sayfasına kadar mutlu edip son sayfada insanı niye ağlatırsın :)  Bir kitapta mezhep ayrımları , kadına şiddet gibi konuları hafif bir dille ama derin bir biçimde değinerek anlattıği için ayrıca çok beğendim. Mutlaka tavsiye ederim :)



Konusu ..

Dörtlemenin ilk romanı Su’da: Gazeteci Defne Kaman bir yaz akşamı bindiği vapurda arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Onu aramakla görevli Komiser Ümit ile arkadaşı Sahaf Semahat kendilerini aniden tuhaf olaylar ve esrarengiz semboller arasında bulurlar. Bir yandan kendi hayatlarını sakatlayan yasak ve tabulara rağmen ayakta kalmaya çalışırken, kayıp gazeteci Defne Kaman’ın peşinde nefes nefese bir maceraya sürüklenirler.


          Ben ders çalışmaya çalışıyorum :) Aöf ten 8 kitap alabildim ama 1 kitabım eksik. Buna da şükür diyorum bir çok öğrenci kitap kalmadı diye boş döndü. Burdan Aöf e de sitemlerimi iletip harcı kuruşu kuruşuna alıp iki ay sonra sınav yapıp kitap sağlayamıyorsanız diyecek birşey yok ..

 Bol bol sitem ettiğim postumu bitirip herkese sitemlerimi yok canım sevgilerimi iletirim :)

 


11 Ekim 2012 Perşembe

BEN KİTAP OKURKEN ..

 Kitap okurken ...

- Gözlerim açık hayal kurarım. Olayın geçtiği kahramanların yaşadığı hatta gözleriyle bakıp tarif ettikleri yerleri görmeye çalışırım.

-Düşünürüm. Bir sayfa sonrası ile ilgili kafamda nedenler sonuçlar çıkarırım. Önyargılı mı yaklaşmışım yanlış mı anlamışım tahmin edebilmişmiyim bakarım.

-Duyguları yaşarım. Ağlamaksa ağlarım gülmekse gülerim, birden o kahraman oluverir yaşarım o anın hislerini...

-Soyutlanırım. Çalan kapıyı , müziği , tv yi , konuşulanları hiç birşeyi duymam. Bundandır bana seslenen kişilerin ikinci defa seslenmesi yada yaklaşıp dikkatimi çekmeye çalışması..


-Öğrenirim. Hiç birşeyin göründüğü gibi olmayacağını , bazen anlatılmak istenilenle anlatılanın birbirini tutmadığını, iyi dediklerimin kötü kötü dediklerimin iyi olabileceğini , umutlu olmayı , sevmeyi . çalışmayı ..

İki kitabı daha azimle bitirmiş bulunmaktayım..

Kristin Hannah'ın

Ateşböceği yolu ..

Arkadaş kalabilmenin arkadaş olabilmenin aslında hiçte kolay olmadığını anlatan bir kitap..

Gerçek renkler ..

Kardeşlik .... Zor ama vazgeçilmez , kırılgan ama affedici , hayatta en çok affettiklerimiz kardeşlerimiz değil mi ? 

YA SİZ KİTAP OKURKEN ?...

Herkese keyifli okumalar ...

6 Eylül 2012 Perşembe

VE BEEENNN!!

              Annemin eko' su ekg' si doktorları arasında koşusturmacalardan , yiğenimin bademcik ve geniz eti ameliyatı için başka hastanede koşuşturmaktan, evde temizlik  derken ancak gelebildim :)


            Geçenlerde başladığım motifleri minder yapmaya karar verdim daha dikemedim ama sabırsızlandım paylaşayım dedim :)




Birde boyamak için seramikten bir hazine buldum ki inanamadım :)



 İngilizce setine bakmayın :) Daha birinci CD yi bile çalışamadım...

  Ve Gece Yolu' nu okuyup bitirdikten sonra Kristin Hannah okunası insan dedim gittim diğer kitabını da aldım başladım.. Sevil canım duyrulur hepsini okuyana kadar durmak yok :)



            Sıra bende tiroid için kontrol zamanı , hafta sonu bütünleme sınavlarım veeeee Pazar günü 9 Eylül de doğum günüm........

 Herkese sevgilerimle....

16 Ağustos 2012 Perşembe

İLK ETKİNLİĞİM VE HEDİYELERİM :)

          Blogumun ikinci ayı dolmak üzere ve ben ilk etkinliğimi çok sevdiğim kitaplaşma ile gerçekleştirdim. Sevgili undenied bizi bir araya getirdi sağolsun :) 

         Çekiliş yapıldı ve bana Pespembe çıktı. Ben hediyelerimi yolladım o postunu hazırlamış gecikmeden, şimdi sıra bende ....

         İşte çok şık eşarbım çok çok beğendiğim kitap ayracım hem anahtarlık hem magnet olan bebişim veeee kitabımm :)






             Hepsi için ayrı ayrı teşekkür ederim.. Bende ilk hedefim olan çekilişime hızla yaklaşmaktayım ama hediyelere bir türlü karar verememekteyim hadi hayırlısı ...

7 Ağustos 2012 Salı

ORTAYA KARIŞIK :)

 Gittim kendime Sevil'in tavsiyesiyle ;



Ve keyifle okuduğum Sorun Bende Değil Sende kitabının yazarından ;







Aldım güzelde hangisinden başlayacağım bilemedim :)



Dışarı çıkmadan yine şu belki yaparım arşivinden bir sepet yaptım. Yapım aşamaları ile kendisi böyle buyrun bakalım nasıl olmuş :)


Kalın şişlerden kullandım ruloları yapmak için gazeteyi de tam o parça kadar böldüm :)  Daha sonra isteğim yükseklikte yapmak için ben ortadan ikiye böldüm .

Yuvarlak kartondan iki tane kestim biri bu şekil alta diğeri üste kapak gibi yapışsın diye ağırlık koydum biraz beklettim ..
Sonra başladım örmeye bittiği yerde ek yaptım iç içe geçirip yapıştırarak ruloları..



Uçları güzelce içeri doğru yapıştırdım ve sık sık mandal kullandım yardımcı eleman :)

Ve kırmızıya boyadım çiçeklerimi doldurdum resim çekcem diye bir verniğimiz kaldı :) İşin kuruması akşama kalınca resim birazcık karanlık oldu :( 


Ve böyle işte ramazanın ortası geçti bile günler ne çabuk geçiyor değil mi ? Hepimize mutlu akşamlar :)






15 Temmuz 2012 Pazar

BEN

Kusurlarımı Seviyorum !
Darılınca suratımı asmayı ,
Canım sıkılınca sebepsizce bağırmayı ,
Kıskançlık krizlerimi ,
Olur olmaz yerde kahkahalar atmayı ,
Sadece canımın istediği şeyleri yapmayı ,
Tembelliğimi ,
Bazen düşünmediklerimi birden söylemeyi ,
Bazen herşeyi yüzüme , gözüme bulaştırmayı ,
Öfkelerimi ,
Kızınca küsmeyi ,
Heyecanlarımı ,
İyi ki varım .
İyi ki ben benim !!!!!!!!
 
    Bugün kaçamak yaptım çimenlerde gölgede serildim yerlere,  rastgele geçen bir pilavcıdan tavuk pilav istedim :) Hiç yemem halbuki dışarlardan dedim bir değişiklik olsun güzeldi vallahi inşallah temizdide :)...
   Umutlar olmasa hayat zor be neşeli günler hepimize :
 


Birde  kitap aldım  Bir Gün isimli kitabını daha önce okuduğum aynı tadı filmi izlerkende aldığım David Nicholls'un....

                  Yeni kitabını aldım ...
Umarım keyifle heyecanla ve aynı memnuniyetle okumak nasip olur ..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...