Aşık olduğum şehir..

Aşık olduğum şehir..

26 Aralık 2012 Çarşamba

2 MİM- BİR ŞARKI - BİR FİLM



          Arkadaşım Tuba ( tubanne) beni mimlemiş bir değil iki tane hemde :) Hazır bu vesile ile bende ne zamandır aklımda kileri yazarım dedim.


       Blog listemde görmek istediklerim ve istemediklerim:

            Sorunun cevabından önce bu bloğu açmamın sebebi hobi arayışında iken keşfettiğim bloglardan daha rahat haberdar olabilmek,beğendiklerimi adsız olarak değilde ben olarak belirtip gerekirse bilgi alabilmekti. Sonra sonra ufak bir günlüğe dönüştü. Ufak tefek yaptıklarımı dertlerimi paylaştım güzel yorumlar aldım mutlu oldum :) Hepinize teşekkür ederim. 

     * Görmek istediklerime gelince ; Hepiniz gibi süppperrrr yorumlar görmek istiyorum. Yazdığım yorumlara cevap verildiğini görmek istiyorum çünkü ben mutlaka cevap veriyorum bir teşekkür bile olsa ( bir çok blogu bu sebepten bıraktım ). Dostluk samimiyet görmek istiyorum. Sanalda olmaz dediğim dostlukları bir çok blogta görmüş ve çok mutlu olmuştum.

     * Görmek istemediklerime gelince; Emek hırsızlarını , takipçi peşine düşüp amacın bu olduğunu sananları , eleştiriye açık olmayanları , hediye çekiliş vb durumlarda tanıdık ayrımcılığı yapanları karşılıklı olması gereken yerlerde alıp göndermeyenleri. Uzun zaman olmadı ama ne kadar çok şey duymuşum ben ya :) Şükür başıma gelen olmadı henüz.

      Yeni Yıl Dileklerimiz

 Bunu bunu sormayacaktınız bana işte :)

10 kg vermek istiyorum yeni yıldaaa
İş bulmak istiyorum 
Bir an önce taşınmak istiyorum bu evden ( bir türlü kısmet olmadı kaç aydır)
Fotoğraf makinesi istiyorum.
Cesaret istiyorum sabır azim istiyorum zihin açıklığı istiyorum malum ocakta sınavlar :)
Veee söz veriyorum bunlar için çalışacağımm :) 
    
 Kimleri mimliyorsun Pınar derseniz hımmm yapmayan kaldı mı diyorum düşünüyorum.
 Denizin Yıldızı
 Sevil'in Denizi 
 Siyah Kuğu
  Yapmak isteyen beğendim ama adım yok demeden alsın yapsın bizde keyifle okuyalım :)

  Şarkıma gelince taktım bu aralar replay replay youtube ta bıktı benden :)
  Dans etmeyi bilmem ama çok hevesliyimdir özellikle hip hop :) Sakin görünürüm ama içimde sürekli bağıran zıplayan bir Pınar var ya ...Çok ta seviyorum bu halimi .


Dans deyince eklemeden edemedim işte benim filmim bir seri Step UP :) İzlemeye ben doyamadım :) ( Moose adamım:))


 
 Herkese keyifli güzel günler benden :)

20 Aralık 2012 Perşembe

YOLCULUK




Yolculuk, her zaman düşündüm onu;
İçimde bu azgın davet ne demek?
Oraya, neredeyse güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.

Altımdan kaydırdı bir el minderi;
Herkes yatağında, ben ayaktayım.
Bir gece, rüyada gördüğüm yeri,
Gözlerim yumulu, aramaktayım.

Beni çağırmakta yabancı dostlar;
Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız.
Eski evde, şimdi bir başka ev var:
Avlusu karanlık, suları tatsız.

Her akşam, aynı yer, aynı saatte,
Güneşten eşyama düşen bir çubuk;
Yangın varmış gibi yukarı katta,
Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk!

Başım, artık onu taşımak ne zor!
Başım, günden güne kayıtsız bana.
Dalında bir yaprak gibi dönüyor,
Acı rüzgarların çektiği yana... 


Necip Fazıl Kısakürek


            İstanbul da çok güzel kar var izlemek çok keyifli Rabbim çalışanların dışarıda kalanların yardımcısı olsun ..

           Sessizlik var bende bir hüzün sınavlar yaklaşıyor bir stres. Yolculuk yapmak istiyorum pencereden izlemek yolları tepeleri tarlaları kırları denizleri ...

10 Aralık 2012 Pazartesi

SATICI VAR .. SATICI VARR :)


Herkese kocaman selamlarrr..

     Bugün ultrasondan iyi haberler geldi her ne kadar Tsh düşmemekte ısrar etsede nodül çıkmadı tiroidlerimde :) Allah'a hamd olsun. İnşallah böyle geçirip bitiririm bu hastalığımı :)

        Dikişe başladık kumaş alıyoruz ya artık :) İstanbul'un Pendik semtinde azıcık bir dolaşmayla bulabildiğim 3 kumaş mağazası var. Metresi 10 tl den aşağı kumaşta yok malesef .. Yakınlarda bilen gören varsa söylesin :) Alışveriş yaparken de satıcılar sağolsun hepsi ayrı makamdan söyler acemiyiz ya :) Elbet bende öğrenirim enini boyunu rengini kokusunu :) 

Ne tesadüfse iki mağaza Bursa Kumaş Pazarı diye isim koymuş birbirleriyle de ilgisi yokmuş :) 

Velhasıl   mağazalara girdiğim de ilk cümlelerim şu şekilde idi. Ben ilk defa dikiş dikeceğim biraz uygun fiyatlı elbiselik kumaş almak istiyorum. Yalnız uygun olsun yanlış biçersem ziyan olmasın dedim.
Birinci mağaza;

AA hanımefendi öyle demeyin yanlış keserim diye başlarsanız öyle olur olumlu düşünün şurda kumaşlarım var metresi 20 tl :) Kesin dikersiniz dikişten kolay ne var vs vs ...


İkinci mağazada ; 


Aa evet yeni başlıyorsanız siz bunlara hiç bakmayın şurda 5 tl lik az kalmış kumaşlar var onlar dan alın kesin yanlış kesersiniz..  (Hatta ordan 2 metre (10tl lik)  kumaş alırken geçen gün 1 m - 1 m kesilmiş var versem olur mu dedi. :))

Üçüncü mağazadan aldım ( önceki etek diktiğim) kumaşı orda kesmek harici çalışan gelip ne baktınız bile demedi :)
  
Ya sabır dedim. Sonra karar verdim ya Kadıköy ya Eminönü yolları gözüktü bana :) Şimdilik bunları aldım :).






 Sonra gittim  Burda'nın aralık ayı ve pratik dikiş dergilerini almaya,



Pratik dikişte kalıp bulmacasını çözmüş vermişler :) İlk dikiş dikenlere büyük kolaylık gerçi ben diğerinide çözdüm hamd olsun :)  İşte böyle ;



    Marketten aldım yine dergileri kocaman dergi reyonundan baktım bazıları açılmış. Önce anlayamadım kurcaladım açık olanları azıcık fikrim olsun diye .Sonra anladım dergileri açıp arkalarından paftaları almışlar dergileri bırakmışlar çok çok kızdım açıkcası 6 tl- 7tl o markete gelen kesim için para bile değil belki de çok ayıp ...

   Uzun lafın kısası yok canım çokta uzun değilmiş burdan bakınca: yeni bir dikiş başladım azıcık ipucu vereyim başaramazsammmm arada kaynatırım unuturuz hep beraber :) 


Dikilip ceket olcak büyüyünce :)


Herkese iyi haberli, çok mutlu, bol gülümsemeli haftalar diliyorum ...




4 Aralık 2012 Salı

PINARIN BURDA İLE İMTİHANI



          Herkese kocaman selamlar :) Yoktum kaç gündür. Hastane kontrol durumları ev işleri dersler bir sürü bahanem vardı pc açmamak için ve en önemlisi dikiş :) 





 Benim modelim buydu zorluk derecesi iki nokta, bir pile iki gizli cep :) Beni bel kemeri ve cepler çok zorladı.  Akşam karanlığında flash ile ancak bu kadar  çekebildim. Topuklu ayakkabılarımı gidip giymeye üşendiğimdenn taburemle idare ettim artıkın :) Kusuruma bakmayın..  E ne dersiniz olmuş mu :)







        Bunlarda aklıma geldikçe çekebildiğim aşama resimlerim. Dergide ki adımları tek tek takip ettim :) Bir tek cep torbasını dikerken netten acil yardım aldım :)

          Eh bu kadar yaptım ya devamı gelir inşallah. Bir çok arkadaşım gibi trençkot bile dikmek istiyorum. 

Herkese mutlu haftalar :)




27 Kasım 2012 Salı

HOŞGELDİN SİNGER :)


               Ben bugünlerde farkettim ki kafamı kitaplardan derslerden kaldıramaz olmuşum ya :) Bu tempoya inşallah hakkını verir geçerim inşallah..

                En sonunda makinamı aldım nasip bugünlere imiş dikiş işine el atmak için daha bir sürü eksiğim var tabi ki mulaj kağıdım ipliklerim iğnelerim kumaşlarım oooo bir sürü bir sürü şey :) Sıfırdan başlamak bu olsa gerek :) Neyse makinayı aldık ya işin büyüğü halloldu sayılır değil mi :)




    Makinaya ipliği bile kullanma talimatına bakarak taktım. Eh artık önümde nasıl uzun bir yol var siz tahmin edersiniz :)

           Dün alışveriş yaparken markette şu meşhurrrr :) Burda dergisini gördüm. Kasım sayısını aldım. Aman Allahım o çizgilerde neeeeee :)


Benim gözüm korktu yaaa :) 


Herkese hayırlı haftalar.


21 Kasım 2012 Çarşamba

Gül limanı oteli - Debbie Macomber filmi ..



                    Gül limanı otelini bir çırpıda diğer kitapları gibi keyifle okudum bitirdim. Ama sanırım yazarın kalemine alıştım. Sonlar yada gelişen olaylar çok süprizli gibi gelmedi. Şöyle ki herşeyin iyi biteceğine emin olduğumu düşündüm ve  çok şaşırtıcı olmadı sanırım :) 

          Kitabın arka kapağında yazarla ilgili web sitesi , blogu kitapları ile ilgili bilgiler detaylar mevcut :)  Orda 2009 yapımı ödüllü bir filmi olduğu yazıyordu. Bende açıp dün akşam izledim :)

Call Me Mrs. Miracle Call Me Mrs. Miracle  kitabından uyarlama bir filmmiş :)







Konu: Dul bir adam 6 yaşındaki ikiz çocuklarına bakması için sevimli bir kadınla anlaşır... Kadın sadece çocuklara bakmakla kalmaz, evi de kısa sürede adeta cennete çevirir. Üstelik onca işi arasında çocuklara hayat dersleri de vermektedir. Adeta bir melek görünümü çizen kadının sihirli bir yönü vardır.

5 emmy ödülü "everybody loves raymond" dizisinden de tanıdığımız başarılı oyuncu Doris roberts'in başrolde yer aldığı filmin yönetmenlik koltuğunda Michael scott oturuyor.


Ben beğendim Türkçe dublaj bir kaç sitede bulabildim bizde sanırım çok tutulmamış :) Biraz fantastik biraz ders verici :) 


Okumadığımız ve görmediğimiz bir sürü kitabı var. Araştırıp bulmaya okumaya çalışacağım :)


Herkese keyifli okumalar :)

16 Kasım 2012 Cuma

Bir Mim Daha Çok keyifli :)



          Eda tatlım beni mimlemiş mimde bir o kadar zor :) Tam film tutkunlarının mimi bu :)  Eh işte bende yaptım bakalım :) 


 Hayatınız bir film olsa hangi filmde başrol olmak isterdiniz?




Sandra Bullock'un bence başarıyla canlandırdığı Margaret olabilirim :)  Başarılı inatçı bir o kadar duygusal ve yalnız ..


Sizi anlatan en iyi, en unutulmaz film sahnesi hangisi olurdu?

          Aradım aradım bulamadım öyle bir sahne ben ya :) Kendimce o kadar karmaşık bir yapıya sahibim ki kendim bile çözmüş değilim..


Eminim binlerce sahne vardır ama en en en etkileyen hangisi, sizce?

           En en en derkennn , Fetih 1453 filminde Fatihin fethinin  müjdelendiği ve oğlunu kollarına aldığı sahneler... Fatihin çocuk sevgisine hep hayran olmuşumdur :)



              Ve The notebook filminde bakım evindeki eşine geçmişlerini bir kitaptan okuyan hatırlamasada onun yanından ayrılmayan o eş ile o mükemmel dans sahnesi ..



 

Aklınızda en çok yer eden, adeta başucu cümleniz olan replik hangisi?

”Senin bu kadar mutlu olmana, ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.”
<Uçurtma Avcısı>

“Bana bir şeyi sevme hakkı vermediler, ben de incir reçelini sevdim. İncir Reçeli sendin sevgilim.”
<İncir Reçeli>


“Birinin sana bişey yapamazsın demesine izin verme. Hatta benim bile. Bir hayalin varsa onu koruman gerek. İnsanlar bişey yapamaz ve senin de yapamayacağını söylerler. Bir hayalin varsa onu zorla al.”
<Umudunu Kaybetme / The Pursuit of Happyness>


Ve son olarak filmlerle adeta bütünleşmiş o güzelim film müziklerinden favorileriniz hangileri   ?

Pirates of the Caribbean - yalnız Jarrod Radnic piyano solo mükemmel :)

 Matrix - Rob dougan clubbed to death ve klipte bence çok anlamlı..

 

 Aslında hatırladıkça bu cevaplar uzar gider sanırım :) Benden bu kadar hızlıca dersime dönmem lazım :)

 

 Kimleri mimliyorum derseniz ... Bunları okuyup yaparken keyif alacağını düşünen daha önce yapmamış tüm arkadaşlarımı mimliyorum :) Yorumlarına yapıyorum yazarlarsa muhakkak bakmaya gelirim :) 

 Hepinize kocaman sevgilerr... 

 




 

13 Kasım 2012 Salı

Mutsuzum



               Ben bugünlerde mutsuzum.. Mutsuzluğun tanımı var mı ? Tat almıyorum yediklerimden içtiklerimden izleyip dinlediklerimden , giydiğim hiç birşey yakışmıyor , yaptığım hiç birşey güzel olmuyor , yorgunum , sessizim tek yaptığım şey ders çalışmak herşeyden kaçmak için ders ....


                   Umudumu yanlış yıldızlara anlatmışım , yanlış nehirlerde yüzdürmüşüm gözyaşlarımı , sırtımı dayadığım dağlar yıkılmışta haberim yokmuş , hayallerim benden önce vazgeçmiş benimle olmaktan ... Farkettim ki boğulmuşum iki satır buraya yazayım içimi dökeyim demişim bundan bile teselli bulamamışım...

              Sorduğunuz oluyor mu kendinize ? Boyumdan büyük müydü isteklerim olmadı , yoksa istediklerim olmadığı için mi bana çok büyük geldi ?

Neyse .... Yazsam sonu gelmeyecekmiş gibi ... Yalnızlığımı ölçemiyorum konuşamıyorum paylaşamıyorum... Boğuluyorum...


            ASLINDA ...

10 Kasım 2012 Cumartesi

SONSUZA DEK...



Bırakın tarih yazarlarını atıp tutan profesörleri , bırakın bu topraklarda hak iddia edenleri , Atalarının savaştığı omuz omuza şehit düştüğü topraklara ihanet edenleri ...

Atatürk'ü dinlemek anlamak için o günleri yaşamak için hatta benim gibi gözleri dolu dolu olup sonunda hıçkırarak ağlamak için ... Gazilerimizi dinleyin..


Eğer bu ülkede yaşayıp bu toprakların kıymetini bilmiyorsanız. Bu insanlara ve Başkomutana saygınız yoksa terk edin gidin ... İstiklal Marşında gözleri dolmayan vatanseverim demesin bana...


6 Kasım 2012 Salı

BUKET UZUNER - SU



              Evet Buket Uzuner'le SU kitabı vasıtasıyla tanışmış bulunmaktayım :) Bu kitabın bir dörtlemenin ilk kitabı olmasına da ayrıca sevindim. Devamı olan kitapları pek severim.. Yalnız burdan kendisine kocamann sitemlerimi iletiyorum. Kitabın son sayfasına kadar mutlu edip son sayfada insanı niye ağlatırsın :)  Bir kitapta mezhep ayrımları , kadına şiddet gibi konuları hafif bir dille ama derin bir biçimde değinerek anlattıği için ayrıca çok beğendim. Mutlaka tavsiye ederim :)



Konusu ..

Dörtlemenin ilk romanı Su’da: Gazeteci Defne Kaman bir yaz akşamı bindiği vapurda arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Onu aramakla görevli Komiser Ümit ile arkadaşı Sahaf Semahat kendilerini aniden tuhaf olaylar ve esrarengiz semboller arasında bulurlar. Bir yandan kendi hayatlarını sakatlayan yasak ve tabulara rağmen ayakta kalmaya çalışırken, kayıp gazeteci Defne Kaman’ın peşinde nefes nefese bir maceraya sürüklenirler.


          Ben ders çalışmaya çalışıyorum :) Aöf ten 8 kitap alabildim ama 1 kitabım eksik. Buna da şükür diyorum bir çok öğrenci kitap kalmadı diye boş döndü. Burdan Aöf e de sitemlerimi iletip harcı kuruşu kuruşuna alıp iki ay sonra sınav yapıp kitap sağlayamıyorsanız diyecek birşey yok ..

 Bol bol sitem ettiğim postumu bitirip herkese sitemlerimi yok canım sevgilerimi iletirim :)

 


1 Kasım 2012 Perşembe

AÖF - MARATON - PINAR -MATEMATİK - OFF OFF :)




    Bayram bitti tatil bitti bütün telaşeler geri geldi :)  Malumuz açıktan açıktan üniversite bitirmeye çalışıyorum. Kayıt yenileme zamanları. Ders ekle/ sil işlemi için bir sayfayı açtım ki .. Bu dönem tam tamına 9 ders vermem gerekiyor. Bol bol dua edin bana lütfenn :) Neden 9 ders diyebilir bilenler 2.si geçen yıldan :) 

          Hani bir reklam vardı ya ''ÇOK ÇALIŞMAM GEREK ANNE ÇOK'' diye o geldi aklıma :)





İşte bu da benim stilim :) Özellikle matematik ve iktisatta onun elinde kalemi eksik ya :)


 Veee buda rekorum :) 

            Şaka bir yana stresle başlamamak için bu maratona elimden geldiğince motivasyonumu yüksek tutmaya çalışıyorum. Açıköğretimi hafife alanlar içinde ayrıca bir notum var kendi kendine öğrenmek daha zor ... 
 Velhasıl-ı kelam (nasılda güzel bir kelime bu :) ) Herkese Rabbim zihin açıklığı versin içinde bolcada bana :)


Sevgilerimle..

27 Ekim 2012 Cumartesi

Mutlu Bayramlar Boş durmak yok :)



           Öncelikle cümlemizin Kurban bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını kurban kesen dostlarımın kurbanlarının kabul olmasını huzurlu mutlu bir bayram geçirmenizi dilerim .. :) Son iki gün olsada ..


                Evet bayram günü boya mı Pınar diyeceksiniz evet boya :) Sıkıldım dün akşam bende koştum boyalarıma peçetelerime ... Boya kokusunu özlüyor insan bilmem sizde öylemisiniz ..


Ve çıkan sonuç bu :) Verniksiz henüz ...








Eh işte oldu gibi bu peçeteyi çok sevdim ben :) Bunu anneanneye hediye etmeyi düşünüyorum bakalım :) 

Herkese kocaman sevgiler...


Kendime not: Peçeteyi aldığın yeri hatırla git bir paket daha al :)

23 Ekim 2012 Salı

BİR ÖDÜL BİR MİM :) ASLINDA İLK ÖDÜL İLK MİM ..


       Canım Sevilim  beni mimlemiş , mimimiz ' Üç küçük mutfak kırıntısı ' mutfakta sevdiğimiz 3 şey . Aklınıza gelen herşey olabilir  :) İşte benim kırıntılarım ..





 Ve ilk ödülüm , amacı izleyici sayısı 200 ün altında olanları tanıtmakmış sevgili biraz ordan biraz burdan vee NOWACRAFT beni de unutmamış ödüllendirmişler :)
Her ikisinede çok çok teşekkür ediyorum ..


 Kimleri mimliyorum dersenizz... ;

                                                                         Pınariko
                                                             Demy'in tutku'su
                                                             Kırmızı kiraz
                                                             Mehtap'ın rengi
                                                             Swotpisces
                                                             Merve Güçlü
                                                                             Elişleri Dünyası
Daha önce yapmış olanlar var ise ve görememişsem affola :)
                                                                                

20 Ekim 2012 Cumartesi

CAN DÜNDAR ...

Temizlik yaptım bugün..
Hem de tüm benliğimde.
Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim.
En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş tüm pislikleri attım.
Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.
Görmenizi isterdim.
Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış, inanmazsınız.
Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle.
Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını.
Her yere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim.
Atarken kırgınlıklarımı, bakmadım neydi onlar diye.
Geçmişimden de bir parça kalsın istemiyordum.
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.
Bakmadım, merak da etmedim.
Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.
Kıskançlığımı çıkardım.
Meğer ben ne az kıskançmışım. Çok kolay oldu.
Sevindim.
Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.
Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum.
Sıra korkularıma gelmişti.
Çıkarmaya bile korktum önce.
Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır,
İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.
Yerini, toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.
E... ne de olsa iyi bakmıştım onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip, endişelerimle sulamıştım.
Mutluluklarımı , ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an.
Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut daha
ekseydim; almadan verip, beklemeden sevseydim.
Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım,
böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.
Çok zorlandım korkularımla.
Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi.
Kenetlenmişlerdi adeta.
Ama onları da sevgiyle çıkardım. .
Bir bebek şefkatiyle , öperek, severek, okşayarak.
ve onları yaşamaktan, hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan,
pişmanlık duymadan çıkardım. .
Kızsaydım onlara, bağırıp çağırsaydım.
yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.
Güzel kokular geliyor içimden. .
Saçlarım hep parlak gibi dururdu ama parlak değilmiş. .
Ellerim her zamankinden daha yumuşak, .
tenim hiç olmadığı kadar duru. .
Bir su gibi sesim.

Temizlik yaptım bugün. .

Bahar temizliği.
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim. .
Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylaşmayı ektim. .
Sağlık ektim, bol sıhhat...
Korkusuzlukları ektim alabildiğine...
Saatlerce ektim korkusuzluğu...
Çılgınlık ektim , doğallık. Sonsuzluk...
Bağışlama ektim.
Aşk ektim her hücreme.
Coşku, heyecan, sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim. Başeğme değil. Olduğu gibi kabullenme.

Can Dündar


Canım hiçbirşey yapmak, yazmak, okumak istemiyor ... 
Kulağımda hüzün nağmeli bir şarkı 
Gözlerim nemli...
Sahi özlemek neydi ? ... 

 Pınar... 

11 Ekim 2012 Perşembe

BEN KİTAP OKURKEN ..

 Kitap okurken ...

- Gözlerim açık hayal kurarım. Olayın geçtiği kahramanların yaşadığı hatta gözleriyle bakıp tarif ettikleri yerleri görmeye çalışırım.

-Düşünürüm. Bir sayfa sonrası ile ilgili kafamda nedenler sonuçlar çıkarırım. Önyargılı mı yaklaşmışım yanlış mı anlamışım tahmin edebilmişmiyim bakarım.

-Duyguları yaşarım. Ağlamaksa ağlarım gülmekse gülerim, birden o kahraman oluverir yaşarım o anın hislerini...

-Soyutlanırım. Çalan kapıyı , müziği , tv yi , konuşulanları hiç birşeyi duymam. Bundandır bana seslenen kişilerin ikinci defa seslenmesi yada yaklaşıp dikkatimi çekmeye çalışması..


-Öğrenirim. Hiç birşeyin göründüğü gibi olmayacağını , bazen anlatılmak istenilenle anlatılanın birbirini tutmadığını, iyi dediklerimin kötü kötü dediklerimin iyi olabileceğini , umutlu olmayı , sevmeyi . çalışmayı ..

İki kitabı daha azimle bitirmiş bulunmaktayım..

Kristin Hannah'ın

Ateşböceği yolu ..

Arkadaş kalabilmenin arkadaş olabilmenin aslında hiçte kolay olmadığını anlatan bir kitap..

Gerçek renkler ..

Kardeşlik .... Zor ama vazgeçilmez , kırılgan ama affedici , hayatta en çok affettiklerimiz kardeşlerimiz değil mi ? 

YA SİZ KİTAP OKURKEN ?...

Herkese keyifli okumalar ...

6 Ekim 2012 Cumartesi

ACEMİ AŞÇI



           ''Acemi aşçı kabahati fırında arar'' diye bir atasözü hemencik uyduruyorum kendime :) Bugün limonlu cheesecake yapayım dedim bisküvilerimi tutturamadım, azıcıkta yaktım. Olsun ailecek afiyetle yedik :) Eh artık deneye deneye öğreneceğim.. Tarif versemm şimcik zati herkes usta olmuş bana laf düşmez :)

Şu kadarcık göstereyim :)




             Örgü de çok hızlı değilim ama uzunnn bir iş başladım kendime, Atkı kışa yetişir inşallah :)




      En kolay ne yapar Pınar 2 ters 2 düz :)


Gitmeden merak eden olursa diye tarif aldığım yeride ekleyeyim limonlu-cheesecake :)

Herkese keyifli hafta sonları ...

30 Eylül 2012 Pazar

Peçete dekupaj - Seramikler

             
             Bir hazinem vardı ya size de göstermiştim. Annecim odam da gidip gelip bunları ne zaman yapacaksın diye sorup duruyordu. İşte dedim sabah o gün bugün. Pazar günlerini oldum olası sevmiyorum... Boyadım , kestim , yapıştırdım , tekrar boyadımmm ve bir tek verniğim kaldı o da artık yarın :)











 Bir değil iki değil  beş altı yedi :) Hepsini birden yaptım çıktı aradan .. Şimdi anneannem annem yengem seç beğen yapacaklar :)


Herkese süper haftalar diliyorum ...

28 Eylül 2012 Cuma

KAĞIT RULODAN DUVAR SÜSÜ



                 Hobivakti ve ismini hatırlayamadığım yabancı bir blogta görmüştüm. Hemen kolları sıvadım. Öyle dediğime bakmayın ruloları biriktirmek epey zaman aldı :)

İşte sonuç canlarım..


Yapım aşamalarına da şöyle kısaca bir göz gezdirirsek ;




 Aklımda epeydir dikiş var alışkanlık olsun diye mezura kullanıyorum dermiişimmm :) 1'er cm olunca 10 parça, 10 rulodan anca çıkıyor süs  :) (saydım :)).




         Çok temiz işti desem ellere bak dersiniz :) Evet pratiğini ancak kremler bitince bulabildim :) ilk boyamalarda pisti sonra tuttuğum yer hariç boyadım sonra kuruyunca tuttuğum kısmı boyadım :)


               Ve kurtarıcımız mandallar :) Uhum da beni yarı yolda bırakınca stick yapıştırıcı ile devam ettim :) En son dizaynı size kalmış ...



Herkese güneşli musmutlu günler ...

25 Eylül 2012 Salı

KİTAP KOLYE ( KOT )



            Bir çoğumuz artık kitap kolyeyi görmüştür deneyen var mı bilmiyorum ama . Merve arkadaşım denemişti bende ondan görüp ya Bismillah dedim bir tanede ben yapayım takınayım . Takıda yaptım diyeyim eksik kalmayayım :)



           Gazeteden ufacık bir kitap yaptım. İnce bir karton alıp kapak olarak kullandım. Onuda defter kaplar gibi kotla kapladım. Hepsini yapıştırıcı ile mandal yardımıyla yapıştırdım.

                 
                     Zincir kısmına da boncuklu bir elbise askım vardı onu kullandım değişik bir çalışma olsun diye :)



Herkese sevgilerimle...

24 Eylül 2012 Pazartesi

DARICA HAYVANAT BAHÇESİ

      Bu pazar bu kadar hastane koşuşturmalarından sonra biraz kafa dinlemeye ihtiyacım var diye çıktım gezmeye :) 

           Endokrinoloji bölümü için sıra almak kan vermek annemi götürmek derken geçen haftanın 4 günü hastanede geçti de :) Endokrinoloji ve metabolizma bölümü hormonal hastalıklarla ilgilenen bölüm TSH (tiroid ) yüksek çıktı diye dahiliyeye gidiyordum buraya yönlendirdi doktorum.Annemde de tam tersine TSH düşük.. Şimdilik ilaçlarımızı kullanıyoruz.

        
            Neyse gelelim pazar gününe sinemaya gideyim dedim bütün filmler hem altyazılı hemde çok iç açıcı değil havada güzelken kapalı yere girmek işimede gelmedi açıkcası :) 

         Gittim hayvanat bahçesine çok güzel çok kalabalıktı ilginin olması hoştu :) Keyifli bir gün oldu işte size bir kaç kare . Bana poz vermek istemedi o güzel canlılar. 





         Bu tamda resim çekerken çekip giden Lamaya ne demeli :)
 


  Bu resimler böylee gider :) Benim gibi yakında oturduğu halde fırsat bulup gidememiş olanlara tavsiye edilir :)


Kendime acil not fotoğraf makinesi al :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...