Aşık olduğum şehir..

Aşık olduğum şehir..

30 Aralık 2013 Pazartesi

YAŞAMAK İÇİN EN GÜZEL BAHANEMSİN ...







               
Küçük bir şemsiyemiz olmalı,şehri sağanaklar ıslatırken.
Daha sıkı sırnaşmalıyız,adımlarımız bir birini takip ederken ve sarmaş dolaşken.ıslanmamak,
birbirimize tutunup düşmemek bahanesi ile.
Şehir gürültülü olmalı,kaldırımlar kalabalık.
Bağıra bağıra söylemeliyiz sevgi sözcüklerini;
birbirimize duyurabilmek bahanesi ile.
Küçük bir evimiz olmalı mesela;
sık sık yüzyüze gelmeliyiz evin koridorunda ,
bazen acele ile çarpışmalıyız kapı eşiklerinde;
inatlaşıp bir birimize yol vermemek bahenesi ile.
Tek kişilik yatağımız olmalı,
tek kişilik yorganımız ve tek yastığımız ve soğuk olmalı birazda ,
daha sıkı kenetlenmeliyiz; üşümemek, yataktan düşmemek bahanesi ile .
Aynı anda olmalıyız duşun altında,
aynı havlu ile aynı anda kurulanmalıyız;
suyu israf etmemek,iki havlu ıslatmamak
ve birimiz kurulanırken diğerimiz üşütmemek bahanesi ile.
Tek tabaktan yemeli,tek fincandan içmeli,
tek çatal,tek bıçak kullanmalıyız;
daha fazla bulaşık kirletmemek bahanesi ile.
Bir koltuğa sıkışmalıyız halk otobüslerinde
eya aynı askıya tutunmalıyız
ve birbirimize; sımsıkı.
Diğer yolculara yer açmak bahensi ile.
Hep böyle olmalı hayatımız
sıradan bahanelerimiz olmalı
sıradışı sevgimizi pekiştirmek adına.
Aynı tabutta,
tek kefene sarılmayı
ve aynı mezara gömülmeyi vasiyet etmeliyiz mesela;
mahşere birlikte dirilmek,
hesaba birlikte çekilmek bahanesi ile.
Olamayacağını bile bile
Belki inançsız denilecek ardımızdan
yada bilgisiz ve cimri ve bir çok şey ,
belki hiç anlaşılamayacak,
belki de çok sonra anlaşılacak
basit ve anlamsız bahanelerimizin ardındaki gerçek.
Ne olursa olsun birbirimizi çok sevelim.
"İnsan birini sevmeli" bahanesi ile...

Mehmet Emin Eryazgan
 (Facebook Yüreğimden damlayan hüzün sayfasından alıntıdır. )

27 Aralık 2013 Cuma

LASTİKLİ ETEK :) BİTSİN EVDE Kİ KUMAŞLAR ....


        Merhabalar :)

        Bugün nasipse Kartala pazara gideceğim. Kumaş tezgahlarına bakacağım ama dilimde de aklımda da eh evde bir kaç parça var daha dikmedim ki gibi sözler olacak. Baktım böyle olmuyor. Ne yapacağıma karar veremediğim ince kalın az çok ne kumaşım varsa döktüm ortaya hepsine bir model seçtim. Ne beklemişim bilmem ki :)

        İşte bu kumaşın payına da etek olmak düştü lakin ne yapsam yetmiyor kumaş aklıma diktiğim elbise geldi beli lastikli işte dedim bu hemde o kadar kolay ki :) Ben bu lastik işine bayıldım.





     Bunun yanında bir bluz ,bir etek pantolon dikildi. Kısmetse başka postlara onlar :) Dün çok çalıştım anlayacağınız. Bir de gömlek kalıbı çıkardım dergiden ama biraz gözüm korkuyor o konuda bakalım hayırlısı.

Şimdi pazara doğru yolculuk bakalım ruh halime uygun birşeyler bulabilecekmiyim :)

Herkese sıcacık , keyifli günler...

23 Aralık 2013 Pazartesi

KRISTIN HANNAH - ATEŞBÖCEĞİNİN ŞARKISI




   Merhabalar ....

        Bu kitabı diğer kitabın devamı olduğu için  ilk önce ATEŞBÖCEĞİ YOLU 'nu okumanızı tavsiye ederim. Yoksa gerçekten anlaşılamayabilir.



         İlk başlarda sıkıldım. Aynı olayı farklı açılardan farklı kişilerde nasıl etki bıraktığını anlatmak istemiş ama işin özü beni bu anlatım pek sarmadı. Ama  sonlarına doğru gözyaşlarımı tutamadım . Gülümseme ile karışık dolu dolu gözlerle bitirdim. Ve sonuna kadar git Pınar prensibimden yana pişman olmadım. Sıkılsamda bitirmek için zorlarım.

     

Ateşböceğinin unutulmaz hikâyesi devam ediyor...

Uzun zaman önce, hayatımın en kötü gecesinde Ateşböceği Yolu denen kapkaranlık bir sokakta yapayalnız yürürken ruhuma dokunan biriyle karşılaştım.

O gün bizim başlangıcımızdı. Aradan otuz yıl geçti... Tully ve Kate. Sen ve ben dünyaya karşı. Seninle sonsuza dek dost kalacağız.

Ama her hikâyenin bir sonu vardır, değil mi? Bir şekilde yola devam etmen gerekir.

Geçmişi yaralarla dolu Tully...
Fedakârlığıyla etrafına ışık saçan Kate...
Onların dostluğunu ölüm bile bozamaz.


Kendime bir kural koydum kitaplar konusunda :)  Haftada bir kitap bitirmek istiyorum inşallah. Sizde benim gibi plan yapıp kural koyar mısınız ?

       Bu arada söylemem gerek !!! üzülerek :( önceki postumun yorumlarını yanlışlıkla sildiğimi nasıl geri getirebilirim bulamadığımı çok özürlerimi iletirim. Çok dikkat ederdim ama oldu :(.

     Keyifli okumalar..

21 Aralık 2013 Cumartesi

TESADÜF CAFE / MALTEPE ( geziyorum :))




          Bugün nasıl içim kıpır kııpırdı anlatamam bir enerji bir enerji :) hadi ne oldu bilin. İstanbul bildiğin bahar oldu güneş açtı :) Bende gittim gezmeciklere :) Bu mekan aslında yaklaşık 4 - 5 yıldır gittiğim bir mekandı. Belki duyanınız vardır. KETE cafe idi bir zamanlar :) Bir anda baktık el değişti mekan biraz daha şenlendi güzel bir yer oldu. Hafta sonları açık büfe kahvaltı ve hemen hemen her çeşit yiyecek içeçek mevcut. Kafa dinleyeceğiniz bir yer şahsen benim öyle :)


       Bir kaç resim çektim bugün dedim ki bari bir gezme postum olsun bu kız 7/24 evdemi demesinler :) gün yüzü görmüyor mu falan. Unutmadan birde FENERBAHÇE  şubesi varmış. Bana uzak biraz ama gitmeye niyetliyim. Yeşillikli sakin deniz ve adalar manzaralı :) daha ne olsun..Hem bakmışsınız bir hafta sonu beni orda görmüşsünüz :) Olur mu olur ordayım zira her hafta bir aksilik olmazsa :)





 Unutmadan kocaman da bir otoparkı valesi de var :) Araba için endişelenmeye gerek yok.



 Sigara içilebilen yarı kapalı yeri de var. Haliyle ben içmediğim için sorun yok :)

 


            Kahve ...... abartılı gelebilir size belki ama dışarda tek kahve içebilidiğim yer :) Ya çok sütlü ya çok acı ya çok az ama burda tam benlik olmazsa olmaz :)

           Son olarak ekleyeyim internet kurtları için nette var ücretsiz :) Pc lerinize şarj :)


Bol güneşli, sıcacık kahveli, bol sohbetli hafta sonları hepinize :)

19 Aralık 2013 Perşembe

Kurdela nakışı - yeni işlerim :)




       Merhabalar,


       Karanlık ve soğuk kış günlerinden üzgünüm ama hiç hazetmiyorum. Tembelliğim tavan yapıyor. Uyku halim geçmiyor. Güneş = enerji benim için. Bir kaaaaç gün önce  şu postumda bu işe de soyunduğumu söylemiştim. Yapmadığım iş kalmasın :) Aslında çoktan bitti ama anında yayın kabiliyetine ulaşamadım henüz.

             Son halimiz budur :)



      Şimdilerde çok özlediğim boncuk işleme havluya başladım. Ama kurdale işi de katmayı düşünüyorum. Bakalım tembelliğimin izin verdiği kadar çabuk çabuk yapmaya çalışacağım.


              İşlerken ki halimizde budur :)



Ülke yine garip, yorumlar olaylarla karışık. Tek diyeceğim o rüyamda göremeyeceğim dolarlar euroların içinde tek kuruşum varsa helal etmeyeceğim.




17 Aralık 2013 Salı

KADIN VE ERKEKTEN ARKADAŞ OLUR MU?




     Kocaman merhabalar ,


         Çokça zamandır düşündüğüm etrafımdakilerle tartıştığım bir konu idi bu. Ne yazık ki filmlerde kitaplarda gördüğümüz kadın - erkek arkadaşlıklarının çoğu evlilikle bitiyor ve arkadaşlık durumu böylece başka bir duruma dönüşüyor. Okuduğum kadarı ile aslında uzmanlar önce arkadaş olun sonra sevgili diyor sağlam oluyormuş. Bugün bir yazıya rastladım ve mutlu oldum. Benim fikrimi sorarsanız olmalı arkadaş olmalı öyle de kalabilmeli ...






Bak güzel kardeşim,

Bir kadınla sadece sevişilmez!
Yani kadın sadece sevişmek için yaratılmamıştır!
Bir kadın arkadaşın oldu mu bilmiyorum, olmadıysa hemen edin!
Çünkü bir erkeğin en yakın dostu bir kadın da olabilir!
Belki daha da iyi olabilir!
Ön yargılarından arınırsın, kadınla sadece sevişilmediğini anlarsın!
Bir kadınla dertleşebilirsin!
Kadınla tavla oynayabilirsin!
Kadınla alışverişe gidebilirsin!
Kadınla sinemaya gidebilirsin!
Tüm bunları yaptın diye sonrasında sevişmek zorunda falan değilsin!
Bir kadın senin en yakın arkadaşın, moda tabirle, kankan olabilir!
Ve hatta kadın-erkek arkadaşlığı hemcins arkadaşlığından çok daha düzeyli olabilir bazen!
Sana öğretilen o ateşle-barut saçmalığından sıyrıl artık!
Kadınlarla sadece sevişilmez!
Bir kadın arkadaşla her şey yapılabilir!
Yürüyüşe çıkılabilir!
Bir köy kahvesinde sohbet edilebilir!
Evine davet edersin, birlikte yemek yapılabilir!
Tiyatroya gidilebilir!
Yani anlayacağın bir kadınla sevişmenin dışında da birçok şey yapılabilir!
Gelelim öteki yüzüne madalyonun...
Bir erkek de sadece sevişmek için yaratılmamıştır!
Bir erkek seni evine arkadaşça davet edebilir!
Bir erkekle kız arkadaşınla yaptığın sohbetin aynısını yapabilirsin!
Bir erkek seni sadece sevişmek için istemez!
Morali bozuk olabilir, bir arkadaşa ihtiyacı vardır, bir dost sesine muhtaçtır...
Seni, kardeşi gibi sevebilir...
Seninle zaman geçirmek istemesi senin bedenine sahip olmak istediği anlamına gelmez!
Eğer, bir kadın ve bir erkek arkadaşlığın ötesinde bir birlikteliğe sahipse onlara evde ne yaptığını sormamız sanırım bir muhabbetteki üçüncü kişinin durumuna düşmek demektir!
Sahi, senin hiç sevgilinde mi olmadı?
Olmadıysa, müsaitsen onu da edin!
Birlikte sinemaya gidin...
Sohbet edin...
Başını dizlerine daya sevgilinin...
Birlikte film izleyin...
Birlikte bir çay demleyin...
Sevişin...
Ha, bütün bunlar sana ters mi?
O zaman sen yapma güzel kardeşim!
Ama...
Karışma da!


 Nesrin Yılmaz 

Çok beğendim , çok...

16 Aralık 2013 Pazartesi

BU İŞTE BİR YALNIZLIK VAR ( Engin Altan Düzyatan- Özgü Namal)





         Merhabalar... Kayıp Pınar olarak geliyimde şu filmi de yazıp anılar arasına katayım dedim :)

     Bir süredir sinemada Türk filmlerine gitmiyor, hatta bazılarını sonradan pc den izleyince iyiki de gitmemişim diyordum. Bu hafta şöyle bir baktım ki nerdeyse filmlerin hepsi Türk :) Fragmanları izledim ve sırf  film müziğini çok beğendim diye bu filme gittim.


    Müziği o kadar çok sevdim ki neden bilmem günlerdir dinliyorum..






            Film ayrılık,yalnızlık, aşk dolu .. Tuna Kiremitçinin Bu İşte Bir Yalnızlık Var kitabından uyarlama .




             Ben kitaplarda kelimeleri daha sihirli buluyorum. Hayalinizde ki karakterle hayalinizde ki mimikler gözyaşı ile gülüşlerle :) Ben kitap seviyorum biliyorum.


İşte fragman ;





Film Özeti

Birkaç yıl öncesinde bir rock grubunda çalan Mehmet (Engin Altan Düzyatan) eşinden boşanmış, müziği bırakmış yalnız bir adamdır. Onu hayata bağlayan tek şey haftada bir gün görebildiği kızı Ezgi’dir. Mehmet, senelerdir dostları olan Ayşe (Özgü Namal) ve eşiyle hala aynı apartmanda yaşamaktadır. Bir gece Ayşe’yle kocası arasında şiddetli bir kavga çıkar ve eşi evi terk eder. Mehmet durumu öğrenmek için Ayşe’nin kapısını çalar. Mehmet’in de Ayşe’nin de kaderleri o saniyeden sonra değişmiştir artık…


               Bir Issız Adam etkisi yapmıyor , o kadar romantik değil sanırım.Gidilir mi gidilir gidildi müzik için, şarkı güzel diye kitap güzel diye gidildi :) Vaktiniz varsa gidin. Pişman olmazsınız.



11 Aralık 2013 Çarşamba

SİYAH ELBİSE (2)





          Huuuuuuuuuuuu donuyorum soğuk soğuk soğukkk :( Beni böyle 11 ay yaz olan biryere götürün bırakın geri de gelmeyin sakın :). Tamam manzara süper heryer bembeyaz falan ama yok yok ben güneşimi istiyorum...

       Geçen günlerde bir arkadaşımın Kına gecesi kesesi istediğinden bahsetmiştim size o arkadaşımın düüğününde giymek için diktim kendime bu elbiseyi, düşündüm düşündüm kırk kere netten de çok baktım çıkamadım işin içinden sonunda bu modeli uydurdum. Bakın nasıl olmuş :)




 Elbise siyah cep telefonu ancak bu kadar çekiyor. Makine şart ya hızlandırsam iyi olcak :) Evren bana hediye yolla :)



 Hazır aldım bu keçeli süsü yapamazmıydın derseniz yapardım da elbiseyi zor diktim tembellikten :)  önüne pile koydum. 

  Kumaş kalın biraz kabarık durdu ama istediğim de oydu. Yalnız o gün topuklularla bittim resmen. O kadar alışmışım ki düz tabana. Birde platformlarla halay çekenler varya ağzım açık izledim resmen. Tebrik ediyorum hemcinslerimi harikalar :)




Herkese sıcak sıcacık günler ...




8 Aralık 2013 Pazar

Konfüçyüs'ün Aşk Öğütleri...













1- Tedavi edilemez derecede romantik olun.

2- Birlikte kitap okuyun, el ele tutuşun ve birlikte düzenli yürüyüşlere çıkın.

3- Gülümsemeler bulaşıcıdır. Ona da bulaştırın.

4- Güvenilir bir sırdaş olun ve onu hiç kimseye şikayet etmeyin.


5- Onun en sevdiği çiçeği, rengi, müziği, şiiri ve yazarı bilin.


6- Ona beklemediği hoş sürprizler yapın. Hiçbir neden yokken de kart ya da küçük aşk notları yollayın.


7- Birbiriniz için özel ve gizli takma adlar bulun.


8- Aşk birlikte saçmalamaktır. Arada bir, birlikte sonuna kadar saçmalayın.


9- Kimin haklı olduğunu tartışmayın, neyin doğru olduğuna karar verin. Her tartışma sonunda barış anlaşmasını bir öpücükle imzalayın.


10- Sevdiğinizi yalnızca onun duyabileceği biçimde eleştirin. Övgünüzü ise bütün dünyaya duyurun.


11- Bedeninize iyi bakın. Daima sağlıklı ve dinç olmayı hem kendinize hem de ona borç bilin.


12- Bir kucaklaşmadan ilk ayrılan siz olmayın.


13- Eş seçmek kitap seçmeye benzer, iyi tasarlanmış bir kapak ve cilt ilginizi çekebilir. İceriği sağlam olmadıkça sonunu getirmek zordur.


14- Aşk için evlenin. Hem eşinizin hem de kendinizin en iyi arkadaşı olun.


Tutabilecek olan var mı ? :)

Nebihan Akça Kumaş Çekilişi :)




Bol şans hepimize ..Buyrunnnn :)

30 Kasım 2013 Cumartesi

RESİMDEKİ KEDİYİ BULUNUZ :) TARÇINIM....




         Kocaman selamlar bu soğuk günlerden donuyorummmmm...

        Hep görürüz ya internet ortamında kediler saklanır karmakarışık resimlerin içinde bulun derler. Bizde şu son zamanlarda evimizde ki kediyi arıyoruz böyle :) Tarçınımın gelişini size hosgeldin tarçın ve her eve bir kedi postlarımla duyurmuştum. Bakın benim Tarçın Paşam (erkek kardeşim Paşa diyor :)) ne kadar oldu.


      Bakıyorum ortalıkta yok pisipisispis başlıyorum seslenmeye ara ara yok ses çıkarmıyor bizi yükseklerden izliyor bakın nerelerde ..





            Bir yaramaz bir yaramaz ayrıca bir inat ki sormayın ne isterse elde edecek :) kapalı kapıların önünde saatlerce miyavlayabilir açın diye ve en sonunda bıkar açarız :).




  



Ve büyüdük büyüdük uzun bacaklı kısa tüylü inatçı bir kedi olduk.




Böyle heryerde uyuruz her zaman da üstümüzü örten bulunur. Özellikle kıyafetlerinizin üstünde itina ile uyunur.:) 





                                            O evde bir hayat bir can iyi ki almışım oğlum seni iyi ki ...


26 Kasım 2013 Salı

KADİFE KINA KESESİ - DİKKAT GRİP VAR !!




      Bundan iki yıl kadar önce biri bana Pınar dikiş makinası alacaksın dikiş dikeceksin ve bir gün biri çıkıp bir şey sipariş etcek para bile kazanacaksın dese inanın güler  geçerdim. Makinanın M sini bilmeyen hatta dönüp bakmayan ben çok ciddiyim boyama , dikme , kaplama her ne yaptı isem bu bloglar sayesinde hepinize kocaman teşekkürler..


      Bir kaç ay önce uzun zamandan sonra lise arkadaşımla buluşmuş konuşmuştuk. Samimiyetimiz çok ilerlemesede arada bir selamlaşıyorduk. Geçen gün bana Pınar evde dikişle uğraşıyordun sanırım bana kına kesesi dikermisin dedi :) iyi hoş dedi de o neydi ki :) o kadar uzak kalmışım ki bu konulardan. Ufak bir araştırma ile yaparım dedim kumaşı aldı geldi bende bir kısmını diktim daha bitmedi ama :)







       Kesemiz bu pekte zor değilmiş yalnız sayı çok olduğu için biraz yorucu :( 250 adet. Süs püs istemem dedi kurdale ve nazar boncuğu takacağız tamam :)

       Bunları dikerken fiyat sordu tabi ama ben ondan da bi haberim hiç dikmedim ki. Açtım yine google amcayı baktım başım döndü 1tl ye de var 15 tl ye de :) Aman Allah'ım neyse kıyısından köşesinden birşey  söyledim arkadaş sonuçta.


     Velhasıl kelam bir de ben bütün bunların üstüne 1 haftadır grip olmuşum burundan konuşuyorum gözlerimden akan yaşları gören ağlıyorum sanıyor. İnadına ilaç içmiyorum. Meyve, limonlu çay, ıhlamurla geçirmeye çalışıyorum. Dinlenemiyorum dinlenemiyorum.. Bütün böyle iş yapanlara yetiştirenlere çalışanlara Allahtan yardım diliyorum. Kendime mont diktim bu arada onu da inşallah gündüz gözü bir iki resimle göstereceğim.


 Herkese bol kazançlı helal kazançlı ömürler inşallah.

20 Kasım 2013 Çarşamba

BEN KADINIM...








           BEN KADINIM… Güvenmek isterim sana. Başımı omzuna dayadığımda gücünü hissetmek isterim. Önemli değildir para benim için. Ben nasıl olsa ister tarlada çalışır, istersem mesleğimde kariyer yaparak elde ederim o parayı. Yeter ki yanımda olduğunu bileyim.

          
BEN KADINIM… Dürüst olmanı isterim her zaman. Eğer bir gün içinde bana karşı olan sevgin biterse ihanet etmeden bunu söylediğinde saygı duyarım. Sessizce geri çekilmeyi de bilirim.

          
BEN KADINIM… Gururun olurum bazen. Hiç ummadığın zamanda zekâmla şaşırtır, yine beklemediğin bir anda aptalı oynayarak hayretler içerisinde bırakırım seni. Farklı özelliklerimle yaşamına renk katarım. Biraz gizemli, biraz tutkulu. Bazen de isteyerek aptal:):)
 
          BEN KADINIM… Çok güçlüyüm. Dört bir tarafım demirden kale gibi. Hiçbir düşmanın girmeye cesaret edemeyeceği kadar güçlü. Ama bir o kadar da kırılgan ve narin. Hiç beklemediğin bir anda kırılıveren, bir yüreğe sahibim. Bu anlarda beklerim sevgi sözcüklerini. Korkma şımarmam. Sevgini duymak isterim senin ağzında. Ne kadar inansam da beni sevdiğine her zaman o iki kelimeyi duymak beni BEN yapar. Çok zor değil ki bunu söylemek ”SENİ SEVİYORUM” diyebilmek. Ama öylesine değil, laf olsun diye değil, içten gelerek.

         BEN KADINIM… Beni ben yapan özelliklerin başında gelir “sevgi”. Çok şey beklemem senden. Bilirim gün boyu yoğunluğunu, iş gücünü, çalışmandaki güçlükleri. Suskun ve sabırla beklerim. Özgür kalmak istediğin zamanlar olduğunun da farkındayım. Orada başlar belki kıskançlık duygularım. Ama her seven kadın gibi ben de kıskanırım seni. Biraz hoşgörü ve dürüstlük beni sana çeker. Biter kıskançlık krizlerim. Beni anlamaya çaba gösterdiğin anda yüreğim affeder her hatayı.

        BEN KADINIM… Sana senin canından can verebilir, o canlara gözümün bebeği gibi bakarım. Tıpkı ve hâlâ sana baktığım gibi.

        BEN KADINIM… Sevgimin ve gücümün farkına vardığın vakit, yere göğe sığmaz umutlarım. Hiç düşünmeden, bir tek sözünle dünyanın diğer ucuna giderim. Seninle bir olduktan sonra her yer aynıdır benim için.

        BEN KADINIM… Çelik gibi sağlam, bir o kadar da naif. İçime karlar yağar bazen, üşür yüreğim, incinirim ufacık bir sözden. Sevgini hissetmek ısıtır beni, yakar bedenimi kulağıma fısıldadığın o iki kelime...

17 Kasım 2013 Pazar

.......











Kıştır ya hani;
Yaprak her tutunduğu daldan,
Önce kurur, sonra düşer...

İnsandır ya hani;
Her güvendiği daldan,
Önce kırılır, sonra düşer...


                                                                                                                    (Lal-ü AŞK ( facebook))


          Allah'ım beni sınadığın bu günlerde senden yardım bekliyorum.

15 Kasım 2013 Cuma

ANNE PARDESÜ ( onun gibi birşey :))




 Merhabalar ...bu soğuk Kasım gününde titreyen Pınar'dan :)

      Büyük beden dikmek gözümü korkutsa da çoğu zaman hele böyle işin içinde ölçüp uydurmak olunca  yine de severek yapıyorum. Anneme kendimden çok dikmeye başladım :) Etek pantolonlar, etekler,normal pantolonlar şimdi de bu :) bakın bakalım nasıl olmuş. ( diğerlerinide inşallah bir gün topluca paylaşırım)





Anneciğimin istekleri doğrultusunda kocaman bir cep ;cep telefonunu, anahtarları sığdıracakmış :) Rahat rahat :)




 Şu dikiş işinde en sevmediğim iş ilik :( Ama çıt çıt diye bir çözüm var. Ön tarafada düğmeleri sadece görsellik olsun diye diktim. Çok ta güzel oldu :)




    Pınar boş durmasın gitsin kendine tunik diksin kaç gündür kafasında tasarlayıp duruyor bakalım hayırlısı .

Herkese musmutlu günler ....

12 Kasım 2013 Salı

1 KİTAP 1 FİLM :)




 Kocaman merhabalar..

     Aslında aşk romanı delisi olmama rağmen arada bir polisiye okuyan ben John Verdon'u seçtim. Aklından bir sayı tut kitabından sonra şimdide Şeytanı uyandırma kitabını okudum. Son 50 sayfayı bir solukta bitirdim :) Kimi katil olarak tahmin ettiysem yanlış çıktı ya meraktan :)



Asla o karanlık odaya girme. Sabaha çıkmak istiyorsan şeytanı uyandırma. Hiçbir cinayet kusursuz değildir. Özellikle Dahi Dedektif Dave Gurney bir olaya müdahil olup hiç kimsenin göremediği detayları ortaya çıkardığında, çıkışı olmadığı düşünülen labirentin çıkışını ustalıkla bulduğunda... Gurney, bir seri katil üzerine belgesel hazırlayan genç bir kıza danışmanlık yapmayı kabul eder. On yıl önce yaşanan bu olaylarda kurbanların hepsi keskin bir nişancı tarafından zifiri karanlıkta, pahalı Mercedes arabalarını kullanırken, aynı açıdan ve noktadan kusursuz biçimde vurulmuş ve bedenlerinin yanına birer oyuncak hayvan bırakılmıştır. Asla aydınlatılamayan bu cinayetlerin üstüne bir perde çekilmiştir ve kimse bu perdeyi kaldırabilecek kadar cesaretli değildir. Tek bir kişi dışında. Gurney'in, kimseye izini belli etmeyecek kadar dahiyane bir plan yapmış olan bu caniyle oynayabileceği tek bir oyun vardır. Ölüm oyunu: Kendini hedef göster, o sana gelsin. "Zeki bir adamı karmaşık bulmacalar çözerken izlemek müthiş bir keyif. Gurney işte bu yönüyle farkını ortaya koyuyor." -New York Times- "Her sayfada artan gerilimle, bir psikopatın iç dünyasının derinliklerine ineceksiniz." -Publishers Weekly- "Şaşırtıcı bir son ve tam bir şaheser. Tırnaklarınızı kemirtecek kadar heyecan verici." -New York Journal of Books- (Tanıtım Bülteninden)


      Polisiye derken birde film ekledim bu seriye :)

R.I.P.D. ÖLÜMSÜZ POLİSLER




        Aksiyon komedi suç :) birazda fantastik. Keyifli yalnız 3 saatlik hint filmlerine alışınca çerez gibi geliyor artık bu filmler :)

Film Özeti

Nick Walker henüz hayatını kaybetmiş bir polistir. Bu gerçeküstü dünyada 'Rest in Peace' isimli bir polis teşkilatına katılan Nick, Roy Pulsipher isimli yıllar önce ölen bir ajana rastlar. İkili kendilerini öldüren kişileri bulup cezalandırabilmek ve dünyadaki kötülükleri yok etmek için işbirliği yaparlar.  


İyi okumalar , iyi seyirler :)

10 Kasım 2013 Pazar

ONU ANIYORUZ ONU ARIYORUZ....




           Söyleyecek çok söz yok aslında sirenler çalarken gözlerimden süzülen yaşları görseniz ancak beni o zaman anlarsınız ....Unutmayacak unutturmayacağım kimsenin gücü yetmeyecek..






7 Kasım 2013 Perşembe

CHENNAİ EXPRESS ( Deepika Padukone & Shah Rukh Khan)




               Hint sinemasına Aamir Khan'ın 3 idiots  ile giriş yapmış , çok çok beğenmiştim. Sonraları izlemeye devam ettim. Bir çok isimle tanıştım. Salman Khan , Shahrukh Khan , Hrithik Roshan ,Kajol , Rani mujherjee, Kareena Kapoor ... say say bitmez :). Bir çok film izledim. Özellikle hint filmlerine hint sinemasına ön yargı ile yaklaşanları 2000 lerden sonra Bollywood filmleri izlemelerini öneririm.Değişimi güzelliği göreceklerdir.

              Özellikle şu Beren Saatin oynadığı benim dünyam filminin Hint yapımı Black filminin tıpa tıp kopyası olduğunu görünce hem kızdım hem üzüldüm açıkcası. İzlemiyorum izlemeyeceğimde :(.

             Gelelim Chennai Eksprese Türkiye'de gösterime girecek diye haberler çıktı ama ben izledim dayanamadım :).

            Vaktin nasıl geçtiğini anlamayacağınızı garanti ederim. Hintlilerin geleneklerine renkliliklerine hayranım.




 Filmin Konusu: Rahul (Shahrukh Khan)40 yaşında Mumbai'de yaşayan ve ailesini bir trafik kazasında kaybetmiş bir adamdır. Bir gün arkadaşlarının daveti üzerine Goa'ya gitmek üzere Chennai Express'e biner. Burada onu büyük bir aşk ve macera beklemektedir. Bollywood'un en ünlü aktörü Shak Ruh Khan 2013 yapımı bu filmde başrolde Rahul karakterini canlandırıyor.


Fragman





       İyi seyirler :)

4 Kasım 2013 Pazartesi

SALAŞ HIRKA




         Merhabalarrr en güzelinden en kocamanından ..


     Bir kaç gün dışarı çıkınca mağazalarda , bir çok bayanda gözüme çarptı ya bu salaş hırkalar dedim Pınar kullanışlı görünüyor ya almalısın , dur bakalım sen bunu dikmelisin  :). Kumaş alırken çoğunlukla ne yapacağımı bilmeden alıyorum sonra sonra şekilleniyor gözümde. Bu kumaşta öyleydi işte tamda bu hırka içinmiş kısmet işte :)

     Uzun lafın kısası hala cep telefonundan çekim yapan Pınarın hırkası böyle :) ( evrene mesaj attım arada bak hala makine yok diye anlamıştır umarım :)..







           Sonuç budur kalıp yok model yok tamamen uydurma :)

Herkese bol güneşli günler kış yaklaştıkça artıyor bu dileğim ...

2 Kasım 2013 Cumartesi

YAPARIM - YAPIYORUM - YAAAPTIM :) kurdele nakışı





         Merhabalarr...


     İsmi lazım değil bir akrabamla konuşurken bazı şeyler kurslara gitmeden olmaz. Dikişle falan uğraşıyorsun ama kurs şart  gibisinden laflar etti. Lafımız döndü dolaştı nakışlara geldi. Eh dedim ben netten baka baka arayıp bulup deneye deneye dikiş dikiyor güzel güzel giyiyorsam (Burdan bütün püf noktalarını diktiklerini nasıl yaptıklarını paylaşan arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim.), kurdele nakışınıda yaparım dedim ve yaptım :) Bitsin nasıl oluyormuş göstereceğim :).


         Gittim çok pahalı olmadan ne lazımsa alayım dedim. Malum deneme yapacağız :)


           Kasnağım, yaprak için yeşil kurdalem, karanfil için kırmızı ve pembe aldım çünküüüü iki rengede bayıldım :). Tabi ki boş havlumuz.







           Önce kafamda model tasarlardım kurşun kalemle hafifçe yerini belirledim sapımın.Havlu kenarı ördüğümüz o naylon iple aralardan geçirerek diktim.Şöyle basitçene bir şekil çıktı.


     Sonra internetten şu videoyu izleyerek ; 


                                  ( açıklama ve video için çok teşekkür ederim.)



 Karanfilimi ve yapraklarımı yapmaya başladım.




               Sonuç budur :). Ben bu işi çok sevdim. Bitmişini de en kısa zamanda paylaşmak nasip olur inşallah.

   Herkese iyi akşamlar ...

30 Ekim 2013 Çarşamba

SİYAH ELBİSE





          Selamlar ...

          Dikiş dikmiyorum gibi görünüyor uzun zamandır üşenip gelip buralara yazmayınca aslında dikiyorum da dikiyorum :) . Geçenlerde Bursa'da kınada giymek için acele ile aldığım yeşil elbiseme baktım ki bir rahat bir rahat eh dedim Pınar bundan kendine yapmalısın :)





             Beline kemer lastiği diktim dikerken lastiği kumaş eninde gerdim iğneledim ( bir dahakine resimlemeliyim )biraz zahmetli ama değer başka hiç bir yerinde düğme fermuar vs yok giyip çıkarırkende çok rahat üstüne bir hırka tamamdır. Yaka ve kollarının ağzına verev biye diktim.




         Bel kısmı yüksek bel üst kısmınıda biraz bol kestim ki tesettüre uygun düşsün. Şimdi birde böyle kot elbise diktim mi deymeyin benim keyfime :)


        Herkese İstanbul'da ki gibi şu an ki gibi bol bol güneşli günler ...


26 Ekim 2013 Cumartesi

KAHRAMAN TAZEOĞLU - BUKRE






                  Epeydir kitap alamıyor , daha doğrusu heves etmiyordum :( . Tutkumu geri kazanayım diye koşa koşa gittim şu her yerde sözlerini okuduğumuz listelerde 3. 2 . sıralara gelmiş olan BUKRE yi aldım.

      Sorun bana sevdin mi ? Sevmedim , diyaloglarda ki aşk öğütlerinde boğuldum. Sıkıldım, neyse ki 300 sayfa bir şeydi bitti :)


Arka kapak yazısı ;




           Reklamın iyisi kötüsü olmaz desin Kahraman Bey bu yorumumla idare etsin. Çok aşka boğmuşsun bizi :)



23 Ekim 2013 Çarşamba

VERİLEN 6 KİLONUN HİKAYESİ :)





                    54-55 arası gidip gelirken tartıda birden eyvah yine kilo mu alıyorum yoksa dedim. Malum 6 kiloyu yaklaşık 3 ayda verdim. Tirodimin yavaaaaş yavaaaaş çalışmasından dolayı yediğim yarıyor durumlarında vücudum. İlaçlarımı düzenli almaya çalışıyorum. Kilo vermemde etkisi olmuştur eminim. Ne yaptım nasıl yaptım yazayım da hem ben güzel güzel (inşallah lazım olmazda) hatırlayayım, hemde okuyana azıcık faydam olsun diyorum :)

                 Doktora sürekli gitmekten bıkmış olan ben bu durum için gitmedim. Zaten nedense kime söylesem 61 kiloyum diye çok değilmiş diyor. Ama boyum 155 olunca olmuyor. Baktım toparlak birşey oluyor Pınar dur demek lazım dedim :)

                 Böyle uzun uzun listelerim yok. Öyle bir sürü light yiyecekte almadım.Tatlı niyetine bol bol ETİ form bisküvi yedim ve hala da yiyorum özellikle limonlu olanı çok sevdim. Fiyatıda uygun 50 Krş. Günde bir paketi geçmedim.





           Genelde 6 dan sonra birşey yemeyin derler ben onu yaz mevsimi diye 8 e kadar uzattım. Beyaz ekmeği hiç yemedim. Çavdar ekmeği yedim her öğünde bir dilim. Hala da sık sık tüketmekteyim. Yemeklerin yağlarını resmen 1 yemek kaşığı şeklinde ölçerek koydum. İlk iki ay hiç makarna , pilav , börek , unlu mamullerden hiç birini yemedim. Sonra ki iki ay ve halen bunlardan en fazla 2 yemek kaşığı - bir dilim yiyorum.

          Yarım yağlı yoğurt , günde bir kase en büyük yardımcım oldu sanırım yağ yakmamda. Ve günde bir fincan yeşil çay. Bunlar hep duyduğumuz okuduğumuz yöntemler işe de yarıyorlar :) Bol bol sebze yemeği yedim . Yeşil fasulye , pırasa , ıspanak , hiç sevmediğim halde kapuska ( beyaz lahana ) bile yedim çeşit olsun diye :)  Nohut , kurufasulye gibi baklagilleri muhakkak bir öğüne koydum. Tavuk temel gıdam oldu , haftada bir gün kırmızı et yedim. Yumurtamı ( haşlanmış) hiç eksik etmedim kahvaltılarımdan .Domates - salatalık - beyaz peynir üçlüsü yumurtaya eşlik ettiler her sabah. Çayı çok seven çok içen biri olarak şekeri bırakmam gerektiği için :( üzülerek çayı azalttım, sonra şekeri azalttım şimdi eh işte :D Geri kalan her türlü yiyeceği , içeceği unutun. Cips ,kola, çikolata, kek vs. aklınıza ne gelirse. Farketmeden neler yemiyoruz ki aslında. :)


          Bir kaç hafta spor da yaptım.  Nivea body ile dinamik sabahlar .Her yemekten sonra çıkabildiysem dışarda , yoksa evde odadan odaya 1 saat yürüdüm. Taktım kulaklığımı hep hareketli şarkılar aldım listeme :)

         İşte böyle Pınar 6 kiloyu verdi şimdi ne diktiyse daraltmaya uğraşıyor :D


 Herkese fit ve sağlıklı ömürler :)





        
       

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...