Aşık olduğum şehir..

Aşık olduğum şehir..
Dünyamdan. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünyamdan. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2016 Çarşamba

SESSİZLİK ...




..İnsan; hep “BİLMEDİĞİNDEN” değil ya,
Bazen de “BİLDİĞİNDEN” susar..
Edep bilir, susar..
Sabır bilir, susar..
Saygı bilir, susar..
Sevgi bilir, susar..
Bazen de anlayanı olmadığını bilir, susar…


(alıntı..)

7 Ocak 2016 Perşembe

Özgürlük ???



             Herkese her duruma her yaşa her hayata göre değişiyor özgürlük. Kırk bin tanımlaması açılımı anlamı var. Kafamda deli sorular..

           Kimi gün özgürlük kulaklıkla bile olsa dinlediğin şarkıyla dans etmek, hatta bağıra bağıra söylemek..
           Kimi gün özgürlük istediğin saatte uyuyup uyanabilmek..
           Kimi gün özgürlük düşünürken korkulara esir olmamak , karar verebilmek..

           Çoğu gün tutsağım ama ben ne istesem gerek yok cevabı alan , ne zaman bir şeyler yapmak istersem bu yaştan sonra mı , evlenince yaparsın , kocanın evine git bakalım cevapları alan. Ve bu cevaplar karşısında mücadele etmeyen.

           Aman olumsuzlarını kimseye anlatma zayıf görünme seni sevmezlerle tembihlenen. İnsanlara açıklarını anlatma yara alırsın denilen.

           Çoğunluğa normal gelip sana asla müsade edilmeyen, kafanı uzatsan sanki kopacakmış gibi davranılan.

          Tutsağım ben zincirlerimi kırmak isteyen . 
          Özgürlük nedir ?...





           

6 Ocak 2016 Çarşamba

Bi Kahve ( Türk kahvesi pişiremeyen Türk :D )







    Aaa ne var ki gözüm kapalı yaparım ohhh hemde bol köpüklüüüü olur dediğinizi duyar gibiyim. Yaşım 33 bir sürü misafir ağırlamış ve muhakkak gelenlere kahve yaptırmışımdır. Ne hikmetse başaramıyorum. Bir gün acı bir gün pişmemiş bir gün köpüksüz. Tek fincanda biraz ilerledim iki fincan eh işte ama fincan sayısı arttıkça ooff köpük hak getire :).

                                                          Şaheserim ..


         Denemeler devam ederken aldığım pişirme tavsiyelerini de yazayım. Hiç karıştırma kaynayana kadar diyende var hemen karıştır sonra ocağa koy diyende. Çok kaynatmadan ocağı söndür diyende var taşana kadar bekle diyende. Kısık ateşte yap diyende var önce aç sonra kısarsın diyende :). Kimi kişi başı 2 şeker kimi 3 şeker (orta kahve) atan var. 

      Ben anladım bu kahvede el lezzeti var. Gidip taze çekilmiş alıyorum bari kahveden yırtayım diye. Azimliyim olacak. Türk kahvesi yapamayan Türk kızı mı olurmuş. Tüh bana :).

             


5 Ocak 2016 Salı

ANTİDEPRESAN






            Merhaba benim adım Selectra hafif bir antidepresan olduğum söylenir. Yan etkilerimde biraz fazla ilk günler mide bulantısını çok yaparım e bu sebepten biraz aç kalırsınız. Birazcıkta uykunuzu getiririm. Haliyle azıcık sakinleşmeniz lazım. Pınar ile tanışmamıza gelince..

             Bir gün kek yaparken yumurtanın içini çöpe kabuklarını kek malzemelerine kattığını farketti Pınar. Başka bir gün telefonu çaldığında ve kayıtlı olmayan numara olduğunu gördüğünde bir anda deliye döndü. Kimdi bu aman yarabbi falan dedi. Halbuki dişçiydi. Otobüsle arkadaşına giderken ineceği durağa beş durak kala habire ayağı kalktı şöföre bir iki kere sordu.Kaçıracağım diye az daha keçileri kaçıyordu.

          Sevdiği hiç birşeyden tat alamaz oldu. Bir günde 3 saatlik iki üç film izlerken ( bollywood ) bir filmi 3 e böler oldu. Dikiş makinasını odasının en kuytu köşesine kaldırıp üstünü örttü. Arada bir açıp baktı ama hiç almaya yeltenmedi.Duruldu evin neşesi sustu. Artık yeter dedi kalktı doktora gitti ve biz merhaba dedik.

          2 ay kadar oldu tanışalı gizli kullanıyor beni çekmecede saklıyor. Kime anlatacak ki? Yarım yarım başlayan hikayemiz tam'a çıktı ama o benden hiçbir fayda görmediğini düşünüyor. Sonunda bıraktı. Herşeye ağlıyor şimdi. Kuş ötse,kedi miyavlasa, kar yağsa, güneş açsa.

        Çözemedik tekrar sanırım benden fazla almasını söyleyecek doktor. Tabi Pınar giderse. Hiç sanmam. Vel hasıl biz şimdilik arada bir çekmeye bakıp kalan bir kaçtaneden alsam mı ile doktora gitsem mi ile amann boşver faydası yok ile bekliyoruz. Bakalım ne olacak...

2 Ocak 2016 Cumartesi

Neden Siyah Beyaz Kırmızı










 Siyah ; güç, tutku, matem, yas, acı , asalet ... İçimde ki boyun eğmezliğin , isyanın rengi. 

 Beyaz ; saflık, temizlik, arınmışlık, barış ... İçimde ki masumluğun saflığın rengi.

 Kırmızı ; canlılık, sıcaklık, tutku, aşk ... İçimde ki yaşama inancının azmin rengi.



                Bazen çok düşünmeden bu benim diyebiliyorsun. Bu benim siyah beyaz gibi öylesine zıt. Kırmızı gibi canlı.  

              Büyük bir gayretle keskinlikle kalacağım. Ya siyah ya beyaz ya kırmızı olacağım.. 


Pınara bundan güzel hediye olamazdı ya. Artık ben boyamaktan sıkılmam da buralarda görmekten sıkılırmısınız bilemem. Yeni yılın ilk postu bu yıl dolu dolu olsun istiyorum. İnşallah.

1 Mart 2015 Pazar

Ne Kadar Sevildiğini Nasıl Anlarsın?




              Geçenlerde yağan kar nedeniyle birçok kaza yaşandı. Bunlardan birisi zincirleme bir kazaya karışan ve çok şükür kendisine bir şey olmayan bir kadının başına geldi. Korkuya kapılan kadın ilk iş olarak eşini aradı ve eşinin ilk cevabı “Araba da bir şey var mı?” oldu…

              Bir başka kadının doktor randevusu vardı. Tek başına gitmeye çekindiği bir randevuydu. Fakat yakın bir akrabası olmadığından tek başına gitmesi gerekiyordu ve eşine söyledi ama gelemeyeceği için ısrar etmedi. Sadece randevu saatini söyledi ve dua istedi... Muayene sonucu korktuğu gibi olmadı, sonuç iyiydi. Eve geldi ve eşinin randevunun nasıl geçtiğiyle ilgili bir şeyler sormasını bekledi… Aradan on beş gün geçti. Hala bekliyor...

             Bir adam arabasından inerken kaydı ve düştü, ayak bileği incindi. (Sonradan kırık olduğu anlaşıldı.) Kapıda kendisini karşılayan eşi arkadaşıyla konuşuyordu. Adam canının yandığını, ayağının kırılmış olabileceğini söyledi. Ama kadın “Aaaaaa, öyle mi?” diyerek arkadaşıyla konuşmaya devam etti, adam donakaldı... Hala donmuş durumda, duygusu yok...

             Bir başka adam babasının hasta olduğunu öğrendiği için akşam babasına uğramak istediğini söyleyince, eşi “Ama dışarıda yemek rezervasyonumuz vardı.” Cevabını alınca üzüntüsünü içine attı...

            Ve daha birçok örnek... Her gün yaşadığımız, yaşattığımız... Kendimiz için önemli olan bir şeyi karşımız için aynı önemde görmediğimiz onca olayın içinde kalpler kırılıyor. İlişkiler can çekişiyor. Bazı önemli olaylar vardır, bunların ıskalanması telafisi zor aralıklar koyar insanların arasına. Sonra herkes unutmuş gibi yapar. Bazen çaresizlikten, bazen de durum acı verse de ilişkiyi bitirmek için yeterince büyük görülmediğinden...

             Fakat hesap bir gün kabardığında, çok küçük bir rüzgâr gelir ve çok güçlü zannedilen ilişkiler dağılıp gider. Yıpranmak yıllar sürer, yıkılması ise bir andır. Bazen hiç ummadığınız bir şey gelir ve sizin çok sağlam sandığınız her şeyi alır götürür. Küçük ihmaller, hiçbir zaman küçük değillerdir. Altlarında daha derin düşünceleri örterler. Bunların başında da “Sana değer vermiyorum!” düşüncesi vardır veya “Senin acın beni ilgilendirmiyor!” düşüncesi... Aslında böyle değildir ama böyle algılanır maalesef…

              İşte ruh birlikte eğlenebildiği ama birlikte acısını paylaşamadığı ruha karşı soğur. İnsan, karşısındaki insanın kendisini ne kadar sevdiğini verdiği hediyelerle ölçmez çoğu kere. Böyle durumlarda sınanır sevgi. Ve insan sınanana kadar, ne kadar sevildiğini bilemez. Ne kadar sevdiğini de! Sevgiyi sınar çoğu kere ve bazıları kaybeder, çok azı da kazanır...

              Bu günlerde kaybedenler çoğunlukta görünüyor. Sanıyorum ki bir nedeni de yanımızdakinin acısına duyarsızlaşmamız... Hep eğlenceli bir şeylerin peşinden koşmamız... Ve sadece kendimiz için yaşama çabamız... Oysa yanımızdaki olmadan yaşayamayacağımızı unutuyoruz. Hatırladığımızda ise artık iş işten geçmiş oluyor...

(alıntı)

24 Şubat 2015 Salı

BAK !!!



Bak oğlum !


      Eğer akıllıysan Kadınını başka bir adamın güldürmesine izin vermemen gerektiğini bilirsin. Bu aptallıktır. Hiçbir bahane bu hatayı yapmana yol olmasın. Kadınını başka bir adamın güldürmesine izin verdiysen, ona başka bir adamın dokunmasını izlemeye hazır ol. Bu hayatta geri alamayacağın şeyler vardır, bunu unutma. Bir kadın seni seviyorsa sana aittir. Mutlaka bir fotoğrafın vardır bir yerinde odasının onu kaldırtma!

     Bir kadın seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla onu susturma! Bir kadın seni seviyorsa sana zarar veremez yalnız genç adam kadınlar vazgeçtikleri adamlara da acımayı beceremez bu da kalsın aklında.. Bir kadın seni seviyorsa koklayarak öper seni, Seni seven bir kadın sevdiği kadar sarılabilirse kemiklerin kırılır. 

   Ve bir kadın seni seviyorsa sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini onu yanıltma. İlk darbede yere çakılma oğlum, İlk imtihanda sınıfta kalma! Ve asla, Ama asla ! Araya umutsuzluğu sokma. Orasıdır kadının şah damarı, umudu.. Kesildiği an, vazgeçer kadın. Sevmekten, Beklemekten, Özlemekten, Hatta dua etmekten... Can havliyle, kaçar. Yakalayamazsın. Artık o kadını üstüne alınamazsın. Sahip çıkamadığın kadına hesapta soramazsın. Kadınları bomba gibi düşün genç adam yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sende patlarsın. 

     Bak oğlum ! Bu hayatta herşeyi alırsın yalnız seni seven kadının yoktur fiyatı. Seni herşeye rağmen sevebilen kadını satın alamazsın, Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla.. Falan filan sonra, Bilirsin ya.. Sen sen ol o kadını satma !

    Bir kadın seni seviyorsa kavga eder. Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın, hem görürsün gözlerindeki korkuyu. Kadınlar susmaz genç adam, susmuş kadın gitmiş kadındır. Susmuş bir kadın için bitmiş bir adamsındır. Bu kadınların değişmez ve değiştirilmesi teklif bile edinilemez olan maddelerinden biridir. Kadın olmanın kuralıdır.. 

    Bir şey daha vardır ki, Kuştur kadın, Ve bir gökyüzü vardır her kadının. Öyle bir havan olmalı ki adamım, Senden göçmediği için, onu dondurmamalısın. Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş kadının, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın.

(alıntı)

13 Şubat 2015 Cuma

BATAN ÇİVİNİZ VAR MI .....?






Genç bir adam yolda yürürken kaldırımda yatan bir köpek görmüş, köpek sanki ağlıyormuş gibi ıyyk ıyyk diye sesler çıkarıyormuş.
İyice yaklaşınca köpeğin çivili bir tahtanın üzerine yattığını görmüş, çivi köpeğin tam karnına batıyormuş...
Hemen orada duran yaşlı adama sormuş,
-Amca bu köpek ağlıyor mu?
-Evet, demiş yaşlı adam, öyle gözüküyor,
-Neden? diye sormuş genç adam,
-Görmüyor musun demiş Yaşlı adam, çivili tahtanın üzerine yatmış, o batıyor herhalde.
-Peki o zaman neden kalkmıyor?
Yaşlı adamın cevabı bence çok anlamlıymış:
-Kalkacak kadar acıtmıyor demek ki...
Eğer şu anda hayatınızda bir sorun veya değiştirmek istediğiniz bir durum varsa ve hiç bir şey yapmıyorsanız iki ihtimal vardır:
Ya o çivi sizi yattığınız yerden kaldıracak kadar acıtmıyordur ya da batan çivinin acısı değişim korkunuzun acısını henüz geçmemiştir.
O çivi insana bazen öyle sert batar ki insan en olumsuz en namüsait durumlarda bile birden bire yerinden fırlar ve kendine yepyeni bir dünya kurar...
Batan çivinizin daha çok acıtması ve sizi artık harekete geçirmesi dileklerimle...



(alıntıdır)

21 Ekim 2014 Salı

İNSANOĞLU UNUTKANDIR.....








-Aynı hataları defalarca yapar; çünkü ders çıkarmayı unutur.
-Verdiği sözleri unutur. Çünkü bir zamanlar ne hissettiğini unutur.
-Minnet duymaz; çünkü nerden geldiğini unutur.
-Endişelenir; çünkü geleceği kontrol edemeyeceğini unutur.
-Pişmanlıklarla ve hüsranla yaşar; çünkü geçmişi değiştiremeyeceğini unutur.
-Planlar yapar çünkü en güzel şeylerin biz onları beklemezken geldiğini unutur.
-Başkalarını kötüler; çünkü kendini yüceltmenin yolunun başkasını eleştirmekle değil kendini geliştirmekle olduğunu unutur.
-Somurtur; çünkü gülümsemenin her kapıyı açan bulaşıcı bir iyilik olduğunu unutur.
-Zamanını boş yere harcar; çünkü bu değerli hayatın kısacık olduğunu unutur.
-Böbürlenir çünkü her şeyin geçici olduğunu unutur...
-Dinlemeyi unutur ,çünkü gerçeği duyabilmek için susması gerektiğini unutur.
Vee..en önemlisi.....
-Hep birilerini suçlar çünkü aynaya bakmayı unutur....yani..
Kısacası insanoğlu UNUTUR....

15 Ekim 2014 Çarşamba

"Üzdük beyler...( Üzdünüz beyler :) )









Dünyanın en iyi esprisini bile yapsak bön bön
bakan kadınlar için en berbat esprimize bile ayıp
olmasın diye kahkaha patlatan kadınları üzdük.



Kanal değiştirirken bile maç denk gelmesine
tahammülü olmayan kadınlar için gecenin
köründe halı saha maçımızı izlemeye gelen kadınları üzdük.


En son okuduğu kitap Cin Ali Tatilde olan kadınlar
için elinden Hegel, Sartre, Descartes kitapları
düşürmeyen kadınları üzdük.


Elleri takma tırnak yapıştırıcısı kokan kadınlar
için elleri mandalina kokan kadınları üzdük.


Her sabah uyanır uyanmaz suratına 30 kilo boya süren kadınlar için makyajsız da güzel olan
kadınları üzdük.


Aşağıya inip taksiciye para ödesene! diyen
kadınlar için paraya sıkıştığımızda varını yoğunu
veren kadınları üzdük.


Ayı gibi oldun diye burun kıvıran kadınlar için “oy ben senin göbüşünü
yerim” diye sevip göbeğimizi yastık yapan
kadınları üzdük.


Tencere görse bomba diye karakola götürecek
kadınlar için Papua Yeni Gine mutfağını bile bilen
kadınları üzdük.


Arkamızdan iş çeviren kadınlar için arkamızdan
ağlayan kadınları üzdük.


Güzelliğin, paran ve menfaati için seninle olan kadınlar için, karşılıksiz ,Allah'in bir armaginiymış gibi seven kadınları üzdük.

Kullandığımız su bardağından tiksinip başka bardak arayan kadınlar için, çamaşırlarımizi
elinde yıkayan kadınları üzdük.


Tırnağı kırılır diye portakal soymayan kadınlar
için, hamsi temizleyen kadınları üzdük.


”Karamel makiyato içmeden güne
başlayamıyoruuuuuum!” diye triplere giren
kadınlar için çay içerken serçe parmağını havaya
kaldıran kadınları üzdük.


Mekanda şişe açtırmayınca surat yapan kadınlar için, “Ben içmeyeyim de arabamızı kullanayım”
diyen kadınları üzdük.


”Bu gecenin hatrına alıver koynuna, sana
yapacaklarım var” şarkısını baştan sona bilen
kadınlar için “Ben seni sevdiğimi de dünyalara
bildirdim” türküsüyle duygulanan kadınları üzdük.


2 kere 2’ye 5 diyen kadınlar için “bugün sevgili
oluşumuzun 712.günü” diye hesap kitap yapan kadınları üzdük.


”Gel beni al” diyen kadınlar için “orada
buluşalım” diyen kadınları üzdük.


”Gelirken bir şey alayım mı?” diye sorunca bin
tane şey isteyen kadınlar için “Sen gel yeter aşkım,
evde her şey var” diyen kadınları üzdük.


 ”Paran yoksa ben de yokum” diyen kadınlar için
“sen yoksan ben de yokum” diyen kadınları
üzdük.


 İlişkinin birinci ayında tektaş bekleyen kadınlar
için, ilişkinin 10. ayında aldığı çiçekle dünya
mutlusu olan kadınları üzdük..."


- Ömür Özdemir / Vatan Gezetesi, Pazar Eki -
(28.09.2014 tarihli yazı)

Yüreğine sağlık ...

14 Eylül 2014 Pazar

Suskunum...










Dilim lâl olmuş , Yüreğim Pervane...Gözlerimde ıssız bir biçare.
Hangi Tarafa Yönelsem uçsuz bucaksız bir umman...
Ummanda kaybolmuş kırılgan bir yürek...
Muhtacım bir yudum duana, bir nefes merhametine, bir damla sevgine.
Eyy sahip! Duyuyorsun değil mi beni. Kalemimden çıkan sözcükleri değil, Yüreğimden Dökülen Dizeleri...!

~Mevlana~

11 Eylül 2014 Perşembe

Terzi kendi söküğünü dikemez halleri :)




      Terzi dedim ama daha o kadar olamadım eh internetten kendi başıma derken yavaş yavaş bu kadar :D . Gerçekten terzi dikemezmiş söküğünü. Tamir edilecekleri yığdım da durdum. Bir ortaya çıkarınca :). Bu daralcak bu kısalacak buna düğme buna fermuar derken halimiz bu :)




Birde alalım dikeriz diye yığdığımız kumaşlar :). Kaç haftadır gitmiyorum dayanamam alırım diye. O hallerimizde bu .:)


İş bakacağım iş lakin bu kadar aradan sonra heyecanlanıyorum ya düşünürken bile :)


9 Eylül 2014 Salı

Doğum Günüm Ya Bugün






            Yolun yarısına az kaldı eski tabirle :) 32 bitti takvim ve dilim ne kadar böyle söylesede kalbim daha kabullenemedi :)

6 Eylül 2014 Cumartesi

Bir kadın seni seviyorsa.....

 






Bir kadın seni seviyorsa sana aittir.
Mutlaka bir fotoğrafın vardır bir yerinde odasının onu kaldırtma!
Bir kadın seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla onu susturma!
Bir kadın seni seviyorsa sana zarar veremez yalnız genç adam kadınlar vazgeçtikleri adamlara da acımayı beceremez bu da kalsın aklında..
Bir kadın seni seviyorsa koklayarak öper seni,
Seni seven bir kadın sevdiği kadar sarılabilirse kemiklerin kırılır.
Ve bir kadın seni seviyorsa sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini onu yanıltma.
İlk darbede yere çakılma oğlum,
İlk imtihanda sınıfta kalma!
Ve asla,
Ama asla!
Araya umutsuzluğu sokma.
Orasıdır kadının şah damarı, umudu..
Kesildiği an, vazgeçer kadın.
Sevmekten,
Beklemekten,
Özlemekten,
Hatta dua etmekten...
Can havliyle, kaçar.
Yakalayamazsın.
Artık o kadını üstüne alınamazsın.
Sahip çıkamadığın kadına hesapta soramazsın.
Kadınları bomba gibi düşün genç adam yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sende patlarsın.
Bak oğlum!
Bu hayatta her şeyi alırsın yalnız seni seven kadının yoktur fiyatı.
Seni her şeye rağmen sevebilen kadını satın alamazsın,
Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla..
Falan filan sonra,
Bilirsin ya..
Sen sen ol o kadını satma!
Bir kadın seni seviyorsa kavga eder.
Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın, hem görürsün gözlerindeki korkuyu.
Kadınlar susmaz genç adam, susmuş kadın gitmiş kadındır.
Susmuş bir kadın için bitmiş bir adamsındır.
Bu kadınların değişmez ve değiştirilmesi teklif bile edinilemez olan maddelerinden biridir.
Kadın olmanın kuralıdır..
Bir şey daha vardır ki,
Kuştur kadın,
Ve bir gökyüzü vardır her kadının.
Öyle bir havan olmalı ki adamım,
Senden göçmediği için, onu dondurmamalısın.
Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş kadının, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın...



Yazanın ellerine sağlık bu kadar güzel anlatılırdı :)..

( Facebook /YunuSerhatCakmak/photos )

11 Mayıs 2014 Pazar

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN..




          Başta annem olmak üzere dünya üzerinde ki bütün annelerin anneler günü kutlu olsun.. Onları değil bir gün değil bugün her gün seviyoruz , seveceğiz.

         Allah annesini kaybetmiş olanlara , uzakta olup özlem çekenlere bol bol sabırlar versin. Onları asla başımızdan eksik etmesin.

        Bir gün anne olmak dileğiyle ....





7 Mayıs 2014 Çarşamba

NE KADAR ?







Ne kadar korku o kadar bunalım,
Ne kadar özgüven o kadar başarı,
Ne kadar cesaret o kadar özgürlük,
Ne kadar çaba o kadar şans,

Ne kadar sabır o kadar zafer,
Ne kadar inanç o kadar sebat,
Ne kadar hayal o kadar keşif,
Ne kadar ümit o kadar motivasyon,

Ne kadar şükür o kadar dinginlik,
Ne kadar tembellik o kadar esaret,
Ne kadar samimiyet o kadar ikna,
Ne kadar iyi niyet o kadar dostluk,

Ne kadar empati o kadar anlaşılmak,
Ne kadar dua o kadar yardım,
Ne kadar iyilik o kadar sevilmek,
Ne kadar bencillik o kadar yalnızlık,

Ne kadar dürüstlük o kadar güven,
Ne kadar bilgi o kadar güç,
Ne kadar veri o kadar doğru karar,
Ne kadar sezgi o kadar buluş,

Ne kadar merhamet o kadar sükunet,
Ne kadar kanaat o kadar zenginlik,
Ne kadar saygı o kadar itibar,
Ne kadar edep o kadar mutluluk,

Ne kadar cömertlik o kadar soyluluk,
Ne kadar uygulama o kadar karakter,
Ne kadar doğallık o kadar denge,
Ne kadar çile o kadar dayanıklılık,

Ne kadar merak o kadar ilim,
Ne kadar hayret o kadar öğrenme,
Ne kadar ilkelilik o kadar onur,
Ne kadar düzen o kadar sonuç,

Ne kadar dikkat o kadar isabet,
Ve sonuç olarak ne kadar erdemlilik o kadar insanlık…
 
 
 

1 Mayıs 2014 Perşembe

KANDİL VE 1 MAYIS




        



       Duygu sömürmekte ve insan kandırmakta kullanılmayan bir din , emeğinin karşılığını, hakkını alan emekçilerin olduğu gün kutlu olacak bütün bayramlar kandiller. Şimdiden o günlerin dileğiyle kutlu olsun....

26 Nisan 2014 Cumartesi

ARAFTAYIM ....







Araftayım..!
İki bilinmezlik arası bir diyardayım. 

Yusuf'un terkettiği kuyuda, Züleyha'nın utancındayım.
Ben İsrafil'in üflediği yankıdayım..
Ne cennette ne cehennemde, yalnız Allah'ın sevdasındayım..

                             
  HZ. Mevlana




6 Nisan 2014 Pazar

Help Me ...

     






         
        Biri çıkmış hayatımın,düşüncelerimin, isteklerimin, hayallerimin stop tuşuna basmış sanki.  





      Bende hayata pause demişim. Günlerdir içimden zerre yazmak, okumak, uyumak, yemek, dikmek, çizmek gelmiyor. Yiyorum açlıktan midem bulanmasın diye,uyuyorum kendimden kaçmak için, dikmiyorum ya model yok ya kumaş deyip geçiştiriyorum ne diyorlar tıp dilinde Pınar dibine kadar depresyonda.




     Şimdi bu durumdan sıyrılıp artık  Play tuşuna basmak için kendimi telkin ediyorum. Kafamda birşeyler oluşturmaya bir yön çizmeye çalışıyorum imkanlarımla.Birden bire bütün hayallerin planların beklentilerin bitmesi sarsıyor insanı. Yerine yenilerini koymak büyük marifet.




  Oldumu sizede böyle zamanlar herşeyi yeniden düşünmek zorunda kaldığınız sahi nasıl atlattınız ...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...